Ruhunu En Son Ne Zaman Yıkadın?

, , ,

| 12/04/2022

9 Nisan Cumartesi günü evimizin tüylü çocuğu Tango’yu toprağa verdik. Oğlumun  yasını tutarken, bu yazıyı yazmak boynumun borcu oldu.  Yas sürecindeki insanlar tahmin ettiğinizden daha hassas oluyor arkadaşlar.  Eğer hiç yas tutmamış, ölüm hakkında kafa yormamış biriyseniz,  bu insanlara ne söylediğinize, ne yazdığınıza çok dikkat etmelisiniz.  Eminim kalp kırmak istemezsiniz. 

Fark ettiğim en önemli şey şu oldu: Daha önce hiç yas tutmamış olanlar, benzer bir süreçten geçtiyse, sizin “ağır kederinize” bakmaya tahammül edemiyor.   Genellikle yas tutan birine asla söylenmemesi gereken cümleler sıralanıyor.

“Güçlü ol!”

Nasıl güçlü olsun, çok sevdiği birini belki de elleriyle bir çukura koydu, üstünü toprakla örttü!

“Topla kendini. Biz de yaşadık bunu ama hayat devam ediyor.”

Hayat durdu onun için! Devam etmiyor!

“Kendini perişan etme! O seni böyle görmek istemezdi.”

Zaten perişan, gideni hiç karıştırma!

“Ağlama artık yeter!” 

Ağlamasın da ne yapsın? Ne yapsın! Söyleyin lütfen başka ne yapabilir? Neden gözyaşı görmeye tahammül edemiyoruz?

“Biz de bir gün öleceğiz. Bu kadar üzülmeye gerek yok.”

Ama biz ölmedik! Nefes alıyoruz daha! Büyük yakıcı bir özlem söz konusu! Ve üzüntü yasın bir parçası. 

“Senin çocukların var! Ya onlar ölseydi?”

Kedisi ölen bir arkadaşıma söylenmiş! Çok sinirlenmiş! Haksız mı? Ne ilgisi var çocuklarıyla, ölen kedisinin?

“Yapma böyle! Mahvolmuşsun.”

Mahvolmuş, biliyor onu! Hatırlatmana ihtiyacı yok!

“Sen çok güçlüsün, bu da geçer.”

Ya güçlü hissetmiyorsa? Geçmeyeceğini düşünüyorsa? Ve bunları duymayı kesinlikle istemiyorsa?

Yas tutanların sizden beklediği tek şey var aslında: “Yasa bakmamız!” Yoruma, tavsiyeye, fazla söze gerek yok. Acıyı paylaşmak ve belki de konuşmaktan ziyade dinlemek! Zaten sessizliğe çok ihtiyaç duyuyorlar.

Tango öldüğünde, “baş sağlığı” dilemeden “İyi misin?” diye soranlar oldu. Nasıl iyi olabilirim ki? Saatler önce oğlumu öpüp koklayıp toprağa vermişim, iyi olmam mümkün değil! “Yaran sağalsın” diyebilirsiniz, ille de bir şey demek isterseniz, güzel bir dilek!

Oruçlu birine zorla yemek yedirmeye çalışır mısınız? Yas tutan birine, yas tutmanın gereksiz olduğunu söylemek, buna benziyor işte! Francis Weller diyor ki: “Yas tutma pratikleri, ruhun hijyenidir!”  Bedenin ihtiyaçlarıyla bu kadar ilgilenen insanın, ruhun en önemli ihtiyacına bu derece körleşmesi, yasın böylesine dışlanması, içinde yaşadığımız kültürün nasıl yozlaştığının bir göstergesi!


Yazan:

Nazlı Akın

1975 yılında İstanbul’da doğdum. 2020’den beri öykü atölyelerinde yazıyorum, derin okuma atölyelerinde nitelikli okur olmaya çalışıyorum. Edebiyat dergilerinde öykülerim, şiirlerim yayımlanıyor. (Varlık Dergisi, Ot Dergi, Tabure, İshak Edebiyat, Edebiyatist, Öykü Gazetesi, Oggito, Edebiyat Haber) “Bana Benzeme Sakın” isimli öyküm, 2025 Çukurova Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü. “Kül” isimli öyküm, 2024 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görüldü. “Çocukluk Çıkmazı” isimli öyküm, 2024 Asonans Dergi Podcast Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. “Akide Şekeri” isimli öyküm, 2024 Ayşe Şengöz Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. “Nalân Roman” isimli öyküm, Oğuz Atay Öykü Ödülleri (2024) sonucunda hazırlanan seçkide yer almaya değer görüldü. “Mavi Saz” isimli öyküm, 3. Eskişehir Kral Midas Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü. “Havada Sümbül Kokusu” isimli öyküm, Luna Yayınları Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görüldü. “Kurumuş Çiçekler” isimli öyküm, 8. Cumba Edebiyat Yarışması’nda dördüncülüğe layık görüldü. "Yıkacaklar O Evi" isimli öykü dosyası, Mahal Edebiyat Öykü Yarışması'nda kısa listeye kaldı. Yakında kitaplaşacak.

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)