Ölümün hayatımızdaki yerini anlama ve kabulüne ilişkin kaynaklar

İYİ ÖLMEK Kategorisindeki Tüm Yazılar

Bu Dünyadan Sağ Çıkamayacağız

Ölümle yüzleşmek, yaşamayı öğrenmenin başlangıcı olabilir mi? Ölüm… Varoluşun sonradan gelen bir sonucu değil, başından beri bizimle yürüyen bir eşlikçi. Yaşamın düşman kardeşi. Belki de biz, doğduğumuz anda ölmeye başlamıyoruz; sadece dönüşmeye başlıyoruz. İnsan, diğer tüm canlılar gibi yaşamın içinde kalmaya, sürdürmeye, çoğalmaya devam etmeye çalışır. Ama onu diğerlerinden ayıran bir şey vardır. Kendine bakabilme hâli. Kendi varlığını fark edebilme...

DEVAMINI OKU
Nasıl Ölmek İstiyorum Yelkenli

Nasıl Ölmek İstiyorum.

Geçen beş yıl boyunca işi gücü bırakıp kendimi izole ettiğim yalnızlık fanusunda çokça zaman geçirdim. Bazen Sapanca’nın dağlarında ağaçları, dalları, yaprakları neredeyse takıntılı bir dikkatle incelediğim yürüyüşler yapardım. Bazı zamanlarda ise kalabalık İstanbul sokaklarında, sanki etrafta kimse yokmuşcasına dolanırdım. Çoğunlukla yapayalnız olduğum bu günlerde ölümü, yaşamı, kaybı, yası, özlemi, öfkeyi ve ölmeyi sürekli düşünürdüm. Dayanılmaz acıyla başa çıkamadığım o dönemlerde...

DEVAMINI OKU

Üstü Kalsın

Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir… Üstü kalsın…  Cemal Süreya’nın varoluşsal bu şiirindeki dizeleri benim için çok çarpıcıdır ve zihnimin bir köşesine kazınmış durumdadır. Hatta daha önce bu platformda yazdığım “Ölmeyin benden önce” başlıklı yazımın sonunu da bu şiirle bitirmiştim. Dönelim Süreya’ya. Fena bir hayat yaşamadığını söyler...

DEVAMINI OKU
Stephen Jenkinson söyleşisi

İyi Bir Ölüm: Stephen Jenkinson ile Söyleşi

Ölüm gibi çoğu kişinin kaçındığı bir konu üzerine tefekkür eden, çalışan, yazan, konuşmalar yapan ve hatta bu konuda bir okulu olan Stephen Jenkinson Leslee Goodman ile yaptığı bu söyleşisinde üzerinde durduğu kültürümüzün ölüm fobisi, atalarımızla olan bağlarımız, niçin ölümün bir son değil armağan olduğuna dair görüşlerini olanca açıklığı ile paylaşıyor. Bizler de sevenleri ve merak edenleri için söyleşiyi Türkçe’ye kazandırmak...

DEVAMINI OKU

Bilge Öl -Stephen Jenkinson

Bilge Öl, alışıldık kişisel gelişim ya da “pozitif ölüm” kitaplarından tamamen farklıdır. Rahatlatıcı olmaktan çok sarsıcıdır; okuyucuyu kendisiyle, geçmişiyle, atalarıyla ve kültürüyle yüzleştirmeyi amaçlar. Ölümün yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kolektif bir mesele olduğunu kavratmak ister. Stephen Jenkinson’un kitabı, ölümle yüzleşmeye cesareti olanlar için eşsiz bir kaynak; fakat aynı zamanda bu yolculukta sabır ve zihinsel açıklık talep eden bir rehberdir. Bilge Öl, çağımızın en büyük tabularından birine tutulmuş bir aynadır: Ölümün kendisine.

DEVAMINI OKU

Zamanında Söylenmemiş Sözler

Birinci Mektup “Galiba biz, babacığım, birbirimizi hep böyle anlamadan sevdik.” Oğuz Atay Bugün sen öleli dört ayı geçti baba. Duygularım rahat huzur vermiyor bana. Zamanında söyleyemediğim şeyler yakama yapıştı. Hiç anlaşamazdık biz. Önce bu gerçeği kabul edelim. Yine de seni çok düşünüyorum. Bir deri bir kemiğe dönmüş halin gözümün önünden gitmiyor. Sol kolunun ve o güzel ellerinin bir balon gibi...

DEVAMINI OKU

48 saat sonra öleceğim. Kutlayalım mı?

California’da (ABD) yaşayan 41 yaşındaki sanatçı bir kadının, ağrısını dindirmenin başka bir yolu kalmayınca, acılar içinde eriyerek kaybolmaktansa “Ötanazi” hakkını kullanan Betsy Davis’in öyküsü bu. Son üç yılını zayıflatıcı ALS hastalığı nedeniyle vücudunun kontrolünü kaybederek geçiren ve bu taraftaki son 48 saatinin her ayrıntısını planladığı bir partiyle, dostlarıyla kutlayan ve giderayak insanoğluna hayatın sıcaklığı, ölümün hafifliği üzerine küçük bir masal...

DEVAMINI OKU

Berna Köker Poljak ile Röportaj

Berna merhaba.  Seni okumak bana daima edebi bir lezzet veriyor. Bu röportaj da, beslendiğin damarların zenginliğini ortaya koyacak.  Kıymetli cevapların için şimdiden çok teşekkür ederiz. Ölüm doulası olmaya nasıl karar verdin? Merhaba Nazlı. Öncelikle teşekkür ederim bu röportaj için. Senin sorularınla Eşik Dergisinde yer almak benim için çok kıymetli. Yakın bir dostumla karşılıklı kahve içer gibi hissediyorum şu anda. Bir...

DEVAMINI OKU

Kara Film

Nalân, kırk beş yaşında yatağında ölü bulundu.  Azrail ona acıdı, büyük bir kazanda “filtre kahve” demledi. Peru çekirdeklerinden. Azrail’in yüzü, genç yaşta şöhreti yakalamış bir dizi oyuncusunu andırıyordu.  Nalân, “Böyle ölüme can kurban,” diye düşündü. Yaşarken az mı hayalini kurmuştu yakışıklı oyuncunun. Kahvesini içerken kendi cenazesini izlemeye karar verdi. Katran karası koltuğa oturdu, Tünel T.V.’yi açtı. Odayı havalandırmamıştı Fikret! Kasap...

DEVAMINI OKU

İyi Ölüm

İyi ölüm tanımlarınız var mı? Sanıyorum vardır. Şu ana kadar ölümle ilgili yaptığım çalışmalarda ve sohbetlerde bu soruyu sorduğumda istisnasiz herkesten kısa veya uzun bir yanıt geldi. ‘’Hayır hiç düşünmedim’’ cevabını aldığım olmadı. Benim de bir tarifim var. Palyatif bakımda hastalarla birlikte geçirdiğim zamanlar sonrasında dönüp bakıyorum. İki sene boyunca toplamda kaç kişiyle vakit geçirdim diye düşündüğümde sayısını tam bilememekle...

DEVAMINI OKU