Eşik’teki öyküler, eşikte duranların ve eşikten geçenlerin öyküleri

ÖYKÜ Kategorisindeki Tüm Yazılar

KİM İNANACAK ŞİMDİ BANA?

Annem beni hiç ciddiye almıyor. “Salonun ortasında, parkeye gömülmüş bir adam yaşıyor,” diyorum. Kafasını görebiliyorum sadece. Bedeni suların altında. Hayal gördüğümü söylüyor ama ben her şeyi duyuyorum. Konuştuğu zaman sesi insan sesi gibi değil. Evimizin içinde denizin ne işi var zaten? Minik, adamın ölü olduğunu düşünüyor. Minik, sandalyeyi kaldırıyor, uzaklaşıyor. Kocaman bir burun… Devlerinki kadar. Üzerinde zıplayıp duruyor. “Yapma” diyorum,...

DEVAMINI OKU

Rutubet

“Anne,” dedi kız, “bu çamaşırları nereye asayım?” “Tepeme,” dedi kadın. Başını bir yana bir bu yana sinirle sallıyordu.Kız elinde çamaşırlarla öylece kaldı. Yuvarlak bir leğen. Kırmızı, mavi, yeşil çamaşırlar; rengârenk. Dünya gibi. Ne de güzel kokuyorlar. Oysa odanın içinde kuruyunca çirkin bir rutubet kokusu girecek saç örgülerinden içeri. Kıvrık yakalar nemlenip giyeni üşütecek. Fakirliği giydiklerinden anlaşılacak.“Anne,” dedi kız yine, “Şengül...

DEVAMINI OKU

Evsiz Tanrılar

“Yalnızca şimdide değil, aynı zamanda geçmişin şimdisinde yaşamadıkça;  yalnızca ölülerin değil, aynı zamanda yaşayanların da bilincinde olmadıkça yazar ne yapması gerektiğini bilemez.” T.S.Eliot Kocaman güçlü kolları vardı fil adamın ama eciş bücüştü. Burnu, boynu, büyüdükçe büyüyen ağzı. Vücudunun her yeri su doluydu ve gün geçtikçe daha çok uzayan burnundan tüm suları boşaltmak istiyordu. Garip bir ses çıkartıyor, bağırıyor, çağırıyor, hortumundan...

DEVAMINI OKU

Van Gogh Gözleri

Benim Adım Van Gogh.Ben Van Gogh’um. Gözlerini kapatıp açtı. Günün en sevdiği saatlerinde, güneş batıp karanlık tam basmadan hemen önceki o kısacık arada, yavaş yavaş koyulaşan lacivert gökyüzüne baktı. Manzarayı, mavinin değişen tonlarını hafızasına kazıdı ve gözlerini tekrar kapadı. Çevresini hiç ses çıkarmadan dinleyerek çam ağaçlarının kokusunun, zeytin ağaçlarının hışırtısının, cırcır böceklerinin seslerinin hücrelerine işlemesine izin verdi. Acaba dedi içinden,...

DEVAMINI OKU

ARASAT

Hemşire, arkası dönük halde ilaçları düzenliyor. Yoğun bakımın soğuğundan olsa gerek, sırtındasiyah bir pelerin var. Ses etsem kanatlanıp uçacak sanki. İçeride kesif bir koku. İlaç ve ölümkokuyor. Yukarıdaki küçük pencerelerden süzülen cılız ışıklardan, güneşin doğmak üzere olduğunuanlıyorum. Hemşirenin hareketsizliği ve pelerini beni ürkütüyor. Döndüğü zaman elinde kısa saplıkeskin orak olmasın! Yoksa hemşire değil mi o; beyaz giysili, siyah pelerinli bir...

DEVAMINI OKU

Karaağaç Altında

“Ben yaptım Eben… Sonunda başardım. Onu öldürdüm.” Eugene O’Neill – Karaağaçlar Altında Yeni ayakkabılar, kırmızı rugan. Yokuş yukarı. Yanakların buz gibi. Kar taneleri. Beyaz tüycükler. Melek kanatları. Yokuş aşağı, tahta kasalarla. Seksek. Kaymak taşı. Yaldızlı çokomel kağıtları. Temize çek anıları. Yokuş yukarı yas. Yokuş aşağı neşe. Aynı mahallede. Neden bu kadar boş sokaklar? Mahalle kasabı ve bakkalı açmamış kepenkleri. Bir...

DEVAMINI OKU

Dünyamız Yutulana Dek

Milyarlarca yıldır var olan gezegenimizin sonunu, cam formundaki yüzeyinden mor ışıklar saçan genç ve görece küçük bir gezegen getirdi. Yaklaşık altı ay önce dünyadaki tüm televizyonlardan aynı haber geçildi: Solar Florida adlı gezegen, altı ay sonra dünyaya çarpacaktı. Tabii ki altı aydan beri her yerde işler çığırından çıktı fakat benim için farklı bir şekilde… BÜYÜK ÇARPIŞMADAN BEŞ GÜN ÖNCE Camdan dışarıya bakmak gerçekten çok korkunç şu an. Hiç dünyanın sonunun gelmesine şahit oldunuz mu?...

DEVAMINI OKU

Umudum Şevket

Meyvenin çürük tarafını dişlediniz mi hiç? Yanlışlıkla! Hemen tükürmek gerekir değil mi? Kazara yutarsak mide bulantısına yol açabilir. (Bir bardak ayran içebilirsiniz.)   Baba deyince çürük bir meyveyi dişleyip tüküren birinin yüz ifadesi gelir aklıma. Yedi aylık bebekmişim bırakıp gittiğinde. Hiç mi merak etmez insan, hiç mi aklına düşmemişim? Annem büyüttü beni. Çocukluğum kolay geçmedi. Hep bir boşluk duygusu boğazımda....

DEVAMINI OKU

Yarım Kalan Aşklar

“Yarım kalan aşklar, insanın ruhunu fare gibi kemirir,” derdi Gece Teyze’m. On altı yaşında âşık olmuş Yunus’a. Yunus çok çapkınmış. Yakışıklı bir adam değilmiş ama ailesi Karun kadar zenginmiş bu deyyusun.  Öyle derdi teyzem Yunus’una.  Ağzı bozuktu ama küfür etmek ona çok yakışırdı. Teyzem çapkınlığına rağmen Yunus’u evlenmeye ikna etmiş ama o deyyusun ailesini kim ikna edecekti?  Benim dünya güzeli...

DEVAMINI OKU

Babanın Çukuru

Apartmanların önlerine konan, yeni ölmüş insanlara ait, ona yetim kalan çocukları anımsatansahipsiz kalmış ayakkabılar hep hüzünlendirirdi Gonca’yı. Ne zaman böyle bir çift ayakkabıgörse merak ederdi ölenin nasıl biri olduğunu, arkasında kimleri bıraktığını, arkasındanağlayanı olup olmadığını. Onu hüzünlendirseler de o güne değin gördüğü o öksüz ayakkabılarhep başka evlerdeki başkalarına aitti. Bir yıl aradan sonra ilk kez büyüdüğü apartmanınkapısından girdiği o gün...

DEVAMINI OKU