Yas ile yaşamanın acısı, zorluğu ve anlamlandırma çabamız üzerine kaynaklar

YASLA YAŞAMAK Kategorisindeki Tüm Yazılar

Lirik, Epik, Dramatik

Victor Hugo’nun Döngüsünde Yasın Üç Hâli İnsan ölümle ilk kez bir cenazede karşılaşmaz. Ölüm, çocukluğumuzdan beri bildiğimiz bir gerçektir. Kitaplarda okuduğumuz, başkalarının hayatında tanık olduğumuz, uzaklarda ama zihnimizin gerisinde duran bir bilgidir. Fakat sevdiğimiz birini kaybettiğimizde ölüm yer değiştirir. Artık dışımızda değildir; içimize taşınır. Soyut bir düşünce olmaktan çıkar, kişisel bir hakikate dönüşür. İşte bu dönüşümün adı yastır. Belki de...

DEVAMINI OKU

Kahırdan Ölmek

İnsan kalbiyle hatırlar mı? Bu soru ilk bakışta bilimsel olmaktan çok şiirsel görünüyor. Ama uzun bir ara verdiğim yazma eylemine şiirsel bir cümleyle başlamak elzemdi. Bir kardiyoloğa sorsak hatıraların beyinde depolandığını söyleyecektir. Bir nörolog sinaptik bağlantılardan söz edecektir. Bir psikiyatrist travmaların sinir sistemi üzerindeki etkilerini anlatacaktır. Ama Anadolu’nun herhangi bir köyünde yaşlı bir kadına sorsanız, belki de size daha kısa...

DEVAMINI OKU

Yasla Yürümek

Eşimin bedenini toprağın altına koymuşlar, ben görmedim. Bir gün sonra gittim mezarına. Aynı gün uçak bileti bulamadık diye otobüsle önce Kayseri, bir gece konaklama, sabah aktarma Sivas.  Aldılar, gittik boş mezara. Çok güzel bir mezarlık. Geniş, açık, yemyeşil. Seveceği gibi tam. Babası az ilerde yatıyor. En çok ona hüzünlenirdi, kavuştular belki. En çok sevdiği şarkıyı açtım bir sigara sarıp. İki Yol, Mavisakal’dan. Ağlaya ağlaya...

DEVAMINI OKU

Yasmak

Yas ve Ölüm Festivali sırasında gerçekleşen “Eşik’te Yazıyorum” etkinliğinde, değerli yazarlarımızdan Leyla Mehmetoğlu Geridönmez, yas ile yazmak arasındaki ilişkiden – özellikle de yas tutma biçimlerinin susmak ve yazmak olmasından – bahsetmişti. O gün defterime şu notu almışım: “Yazmak, yasın içinden geçmenin bir yoludur.” O cümle içimde uzun süre yankılandı. Sonra fark ettim ki, gerçekten de yas tutarken insan, sözcüklere sığınarak...

DEVAMINI OKU

Yasın Tünelinde Yol Almak

Verilen metin, yasın karmaşık ve insani bir süreç olduğunu açıklıyor. Metin, yasın bir hastalık olmadığını, aksine doğal bir tepki olduğunu vurguluyor ve herkesin bu süreci farklı deneyimlediğini belirtiyor. Yazar, duyguları ifade etmenin önemini ve yasın üzerinden atlanması gereken bir engel değil, emek isteyen bir iş olduğunu açıklıyor. Ayrıca, zamanın tek başına acıyı iyileştirmediğini, ancak yasla yüzleşmenin ve bu zamanı nasıl kullandığımızın kritik olduğunu ifade ediyor. Son olarak, metin, yasın kaybedilenle olan bağın farklı bir şekilde devam ettiğini ve bu "tünelin" sonunda bir ışık olduğunu dile getiriyor.

DEVAMINI OKU

Yasın da Bir Gururu Var

Geçen hafta, benim gibi evladının yasını tutan bir arkadaşımla buluştuk. Daha önce hiç karşılaşmamış, hiç konuşmamış iki yaslı anne olarak yedi saate yakın sohbet ettik. İnanılır gibi değil!  Hele benim gibi yeni tanıdığı kişilere mesafeli duran biri için hiç inanılır değil ama oluyor. Acı öyle bir birleştiriyor ki kendime bile hayret ediyorum bazen. Yas atölyelerinde denk gelmiş, birbirimizi sosyal medyadan...

DEVAMINI OKU

Vedasızlık

Bir kadın ne zaman anne olur? Evladının varlığını öğrendiğinde mi, onu ilk kez kucağınaaldığı anda mı? Yoksa annelik, çocuğunun büyüme yolculuğuna eşlik ederken anneliğini degeliştirerek oluşturduğun bir şey midir? İren’ in dünyaya geliş ve gidiş yolculuğu, kayıtlara göre, 12 yıl 2 ay 1 gün 2 saat 44 dakikasürdü. (Hastanelerde, reanimasyon işlemi sonlandırıldığında ölüm saati kayıt altınaalınıyormuş. Doğarken dünyaya geldiğimiz anı...

DEVAMINI OKU

Yasın İçinde

Durgun suda kulaç atmak kolaydır, dalgalar nefes alışverişini zorlaştırır. Yüzmeye giden biri şayet aşırı dalgalıysa deniz, tereddüt eder, suya girmekten vazgeçebilir.  İç denizin dalgalandığında ne yapıyorsun?  Genellikle mayonu çıkarıp , yüzmekten vazgeçiyorsun. Eve dönüp bir güzel uyuyorsun.  Yasına  yorganı çekince ne oluyor? Acı uyuşuyor belki ama bir yere gitmiyor.  İçinden geçerken sağ çıkılamayan acılar vardır. Parçalanırız, kalbimiz kırılır. Kayıplarımız küçük...

DEVAMINI OKU

Özür Dilerim

Her zaman suçluluk hissederdi. Herkesten yok yere özür diler, başkasının hatalarını sahiplenir, ezildikçe ezilir, küçüldükçe küçülürdü. Yağmurlu havalarda ağlar, sevinirdi güneş çıkınca. Yaprak, adı gibi yeşil gözlere sahipti. Fırtınadan ölesiye korkar, kulaklarını tıkardı. Ortalık durulunca da özür dilerdi büyük güçten. Korkardı sonsuzluktan. Aklı ermezdi O’nun işlerine.  Yaprak, elindeki iğne oyasını seyretti. Aklının söküklerini annesine borçluydu. Onu bebekken terk eden Kader,...

DEVAMINI OKU

Çığlıklar, Ağıtlar ve Martılar

“Çığlıklar, Ağıtlar ve Martılar” 2024 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görülmüştür. “Yas bir daha sevmemiz için bize meydan okur.” Terry Tempest Williams Martıların sesi mi duyduğum? Yoksa kalbimden mi yükseliyor bu çığlıklar? Çok severdi kuşları. Kediyi, köpeği, çiçeği okşardı. Sarılırdı ağaçlara. Kelebeklerin peşinden koşardı. Oğlum! Sırma saçlım. Sırma saçlı yavrusu beliriyor söğüdün altında. Bir martı süzülüyor havada. Çığlık...

DEVAMINI OKU