Yas ile yaşamanın acısı, zorluğu ve anlamlandırma çabamız üzerine kaynaklar

YASLA YAŞAMAK Kategorisindeki Tüm Yazılar

Babalar gidince

Çok sevdiğim arkadaşım Nazlı babasını kaybetti. Uzaktan acısını yaşamasını, güçlü kalemi ile ilgili yas sürecinde yazdıklarını ve iç döküşlerini okuyorum. Okudukça babam düşüyor aklıma. Öldüğünde, bin dokuz yüz seksen darbesinin üzerinden dört yıl geçmişti ve 48 yaşındaydı babam. 15 yıldır da birinin oğluydum; yani ruhen hala oğluyum ama artık babam öldüğü için kimseyi baba olarak çağıramayacağım diye geçirmiştim içimden. Yanılmışım…...

DEVAMINI OKU

İren’ im Melek Olmuş

Gözümü kapıyorum. Hayatımın son on iki yılındaki mutlu anları görüyorum hep, çünkü bizim dünyamız sadece sevgi ve mutluluk üzerine kuruluydu. Ancak, John Lennon’ un dediği gibi, “Hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir!” Ben de, tam doksan beş gün önce, başımıza nelerin geldiği ile başlamak istiyorum. İren, genelde kabızlık sorunu yaşayan bir çocuktu. Vefatından yaklaşık bir hafta önce, iki gün süren dışkı...

DEVAMINI OKU

EĞER

Gözlerimi yumduğumda bile bakışının hatırası karanlığımı hâlâ aydınlatıyorsa Telefon edip “nasılsın?” dediğimde, “sesini duydum, daha iyi oldum kuzum,” dediğini bir kerecik daha işitmek istiyorsam Oğullarımın bir gülüşünde, bir bakışında her gün senden izler görüyorsam Başım dara düştüğünde şimdi babam olsa nasıl bir çıkış yolu bulurdu acaba diye kendime defalarca soruyorsam Her güzel günde, ne yaparsam yapayım, hep eksik kalıyorsam Kaybın,...

DEVAMINI OKU

Yas: Uzun Bir Veda

Şengül Hablemitoğlu’nun Kitabı Üzerine Kişisel Bir Okuma Yas… Kaybettiklerimize yer açmak, onları içimize sığdırabilmek için kendimizi büyütmek. Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun “Yas: Uzun Bir Veda” adlı kitabını okurken zihnimde en çok bu cümle yankılanmıştı. Pandemi döneminde arka arkaya yaşadığım kayıplar, beni yasın anlamını, evrelerini, hatta faydasını sorgulamaya itti. Yalnız değildim; pek çoğumuz bir şeyleri, birilerini kaybettik. Kimi zaman sevdiklerimizi, yurdumuzu,...

DEVAMINI OKU

Kaymak Taşı

Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde,  kaymak taşı elimde bakıp duruyorum eski evimize.  Babam öldü biliyorum  zümrüt gözleri toprağa karıştı sanki avuçlarımda babamı tutuyorum. O kaymak taş ki en sevdiğim imge öptüm kokladım sakladım. O kaymak taş ki en sevdiğim imge. Babam şimdi nerede,  öldüğüne inanmıyorum.  Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde belki de Annen nerede diye soruyor  artık duyulmayan bir sesle. Kaymak taşı elimde bakıp duruyorum...

DEVAMINI OKU

Kundaktan Beşiğe, Tabuttan Toprağa

Kuşlara bakıyorum. Havada süzülen turuncu ayaklı kuş balkonun demirine konuyor. Bana mı bakıyor? Masadan kalkıyorum daha iyi görebilmek için. Hızlıca süzülüp gözden kayboluyor. Masaya geri dönüyorum. Yaşadığım ev on beşinci katta. Bulutlar griye çalıyor. Hava soğuk. Yazarken kahvem ılıdı. Yenisini demlemeye üşeniyorum. Salona bakıyorum. İkinci el eşyalarımız “kırılgan.” Anneannemden kalma orman desenli tabakları çok seviyorum. Geçen kış hayattaydı anneannem. Haftada...

DEVAMINI OKU

Yasın Sessiz Altıncı Evresi: Anlam

Hayat bazen bütün sözcükleri unutturur. Bir sesin artık duyulmadığı, bir kapının asla açılmayacağı o an… İçimizde kalan, boşluk değil, derin bir yankıdır. Yas da tam burada başlar: o yankının peşine düşmekle. Kaybın ardından yalnızca acı değil, anlam da kalır bize. Peki o anlam, tam olarak nedir? İsviçreli psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross 1969’da yayımlanan “Ölüm ve Ölmek Üzerine” adlı kitabında, hastalara ölüm teşhisi konduğunda hangi...

DEVAMINI OKU

Geleceğin Yası

Sevdiği birini kaybettiğinde, sadece kaybının mı yasını tutar insan? Yoksa, kaybıyla birlikte yitip giden gelecek hayallerinin de mi? Yas, sevilen birinin ölümünün ardından içsel bir deprem yaşayarak benliğinin alt üst olması değil mi? Akışını kontrol edemediğimiz bir hayatın içinde kalmıyor muyuz sevdiğimizi uğurladıktan sonra? O halde, onsuz, içinde bulunduğumuz hayatımızın da yasını tutmaz mıyız?  Kişisel yasımın bu evresinde gelecekle mücadele...

DEVAMINI OKU

Tango: Bir Dosttan Daha Fazlası

Tango… Nazlı ve Hakan’ın sevgili evlatları, benimse köpeklerle olan ilişkimi tamamen değiştiren o özel varlık. Gece Kanada’nın karlı sokaklarında eve doğru yürürken aklıma Tango düştü. Karı çok severdi ve yerdi. Şimdi burada olsa bu karların arasında çılgına dönerdi. Hayatıma girdiği andan itibaren köpeklere dair tüm algımı altüst etti. Çocukluk yıllarımda bir köpeğin saldırısına uğramıştım. O gün hissettiğim korku, yıllarca benimle...

DEVAMINI OKU