Eşik’ten şiirler. Eşik’tekiler için şiirler.

ŞİİR Kategorisindeki Tüm Yazılar

Haziran Mukaddimesi

Haziran Mukaddimesi:Haziranda ölmek isterim mesela,Bir akşamüzeri, gün batımında;Güneşin ufukta kaybolurken sunduğu renk cümbüşüselamlasın beni.Öyle bir serinlik çöksün ki etrafa,Hafif bir rüzgâr tenimi okşasın yalnızca.Deniz kıyısında, kimseyi rahatsız etmeden,Usulca çekileyim aradan;Sessizce ruhum ait olduğu yere ulaşsın, kimse farketmesin.Yine o ayın bir sabah serinliğinde bulsunlar beni;Yüzümde bir tebessüm,Yıllardır beklediğime kavuşmuş gibi huzurlu…Ve yine o Haziranın öğle vakti, kimseyi yormadan,Sonsuzluğa doğru giden bir...

DEVAMINI OKU

Geriye Kalan

Uçsuz bucaksız, pusun içinde kayboluyorum.Yapayalnızım, küçücüğüm.Sanki dev bir boşluğum,bedenim sadece savruluyor. Nereye yürüyeceğim,ben bunu nereden bilebilirim?Gözlerim açılmıyor,elimden hiçbir şey gelmiyor. Avuçlarımda kalan tek şey sevgi.O da sonlu mu, bilmiyorum. Anılar silinince,yosun tutmuş mezarlar arasındaseni ben,beni çocuğum,çocuğumu torunum yaşatacak.Elimizde kalan tek şeyyine sevgi olacak. Artık önemsiz herkesin görmesi.Umurumda değil bedenimin sonluluğu.Kontrolümde değil anıların gidişi.Şu an elimde kalan tek şey sevgi. Seviyorum tüm yarım kalan hikâyeleri,sessiz evleri, dulları ve yetimleri,artık elele tutuşmayan çiftleri,eski benliklerin gölgelerini. Seviyorum biten...

DEVAMINI OKU

CAN-I GÖNÜLDEN

Benim zulamda bir demet çiçek varacılanmış çocuklara armağanbir gün verilecek.Benim penceremdeki parmaklıklarelma ağacından,arasındangün sızıyor gözlerimeve odağımda duran ukteye. Çocukluksuz bir yaşamıntam ortasındaki hiçliktebir ağız var suskun,gözler varO’na ait ve bakan. Ellerim dolup taşsın her bir anıylakıyamadığım çocukluğumdan kalan,ve sunayım O’na,gözü yaşsız kalsın artık!(sadece yere düştüğü için ağlasın) Benim zulamda unutulmuş bir sayfa varbir benim unutmadığımyadigar,bir gün sunacağım. Sayfa bir beyaz buluttüm ağırlıkların-cefaların, ezaların-Ufalanıptebeşir...

DEVAMINI OKU

Gölge Çocuk

Kaktüsleri gölgeye,Begonvilleri caddeye ekeceğim.Canımın istediğini,Camımın istemediği yere. Gün batımı çizeceğim rastgeleResim defterime.Ezan sesini işaret bilecekSokaklara saçılmış inci mercan çocuklar.Başlarını uzatacak anneler pencerelerden.Çekilecek bir bir akşam sızdırmaz perdeler. Sepet sepet yumurta yazacağım yineSene sonlarına elimde tebeşirle.Komşudan onluk isteyecek,Vermezse boş tabak göndereceğimGölgelerin gücü adına. Doluyu boşa, boşu doluya koydum durmaksızın.Sıfıra sıfır elde var sıfır.Belki de doymak bilmeyen havuzdur asıl sorun.Yarıya kadar indirmeli...

DEVAMINI OKU

Mezarım Gökyüzünde

Zincirliyim eski bir yazı masasına kelimeler ırzıma geçiyor ardı ardına vuran cümleler  kamçılıyor bedenimi oluk oluk kuruyor göğüs kafesimdeki ben köpüklerini yararak denize varan dalgalar gibi kopuyor ruhum bedenimden gökyüzünden bir mezar kazılıyor kalemin kurşuni karası ile her bir yanım yara bere içinde her bir yanım kırık dökük mürekkebin alı al, moru mor  paramparça olmuş beyazın sinesinde göğe kaldırıyorum başımı...

DEVAMINI OKU

Kaymak Taşı

Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde,  kaymak taşı elimde bakıp duruyorum eski evimize.  Babam öldü biliyorum  zümrüt gözleri toprağa karıştı sanki avuçlarımda babamı tutuyorum. O kaymak taş ki en sevdiğim imge öptüm kokladım sakladım. O kaymak taş ki en sevdiğim imge. Babam şimdi nerede,  öldüğüne inanmıyorum.  Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde belki de Annen nerede diye soruyor  artık duyulmayan bir sesle. Kaymak taşı elimde bakıp duruyorum...

DEVAMINI OKU

Akşam güneşidir yaşlılar

Akşam güneşidir yaşlılarÇocuklarsa sabahCıvıl cıvıl, yaşam dolu Yaşlılar akşam güneşidirBatacağını bildiğinBir o kadar romantikBir o kadar hüzünlü Ölüm yaşamın öbür yüzüYaşamanın düşman kardeşi Yaşam döngüsünün ayrılmaz parçasıMaalesef ölüm varveÇok şükür kiSabır ve alışmakta varAcıyaHüzneveÖlüme alışmak Ve ölümlü olduğunu hatırlamak…

DEVAMINI OKU

Yasları Öpmek

Kim öper yas dolu öyküleri Kim yakar hakkıyla bu ağıtları Ah Nasıl kıydınız çocuklara Elleriniz kırılsın Nasıl kestiniz köpekleri Ruhlarınız ışık görmesin Nasıl yaktınız ağaçları Kara dumanlarda Nefesiniz tükensin Ah Nasıl kıydınız kadınlara Kulak verin çığlıklara Gelecekler rüyanıza Gırtlağınızda Uzun saçları Dolanacak boynunuza Gelecekler Uykunuzu boğacaklar Son nefese kadar Hesap soracaklar

DEVAMINI OKU

AŞK DİYOR BİRİ

Sustukların birikir kuytuda   Perdeler uçuşur, sır yüzünü okşar   Cesaret öğle güneşi gibi yakar   Hep içinde taşırsın o yüzü  Çılgınca unutmak istersin   Kararır bulutlar   Yağmura gizlenmiş O yüzü öpersin  Su damlacıkları burnundan Dudağına düşer Ölü sevgili Yağmurla içeri girer Çözmek istedikçe ipleri Aşk diyor biri, tanırsın sesini Rüzgar uçurur perdeleri Cesaret öğle güneşi gibi Gidemezsin ve dönemezsin de İpleri çözmek istedikçe...

DEVAMINI OKU