Yas ve ölüme ilişkin köşe yazıları, denemeler, blog yazıları, kişisel deneyimler

DENEME Kategorisindeki Tüm Yazılar

Emanet

Birine bir bardak su verirsiniz; size hayatını kurtarmışsınız gibi bakar. Bir başkasına dünyaları sunarsınız, elindekine şöyle bir göz gezdirip küçümser, burun kıvırır. Uzun zaman bu farkı insanlar arasındaki karakter uçurumuna yordum. Sonra yavaş yavaş, çok daha esaslı bir hakikat belirdi. Ne verdiğim bardak benimdi, ne içindeki su, ne de sunduğum dünyalar. Dünya da benim etrafımda dönmüyordu. Verdiğimi sandığım hiçbir şey,...

DEVAMINI OKU

YASIM, YAŞADIĞIM KADARDIR

Dedemin ardından kalanlara… Yazar, “Hayatıma sıklıkla unuttuğum talihli anlar iz bırakmış, çünkü mutlulukaklımıza yalnızca bizi terk ettiğinde geliyor” diyor ve devam ediyor, “Hüzün bir zamanlarhissedilmiş mutluluğun izidir, mutlu olmuş olduğumuzun kanıtıdır.”Bunu okuyunca hüznümün, yasımın ağırlığının, böyle arada boğazıma oturan bir şeyinvarlığının aslında bir zamanlar çok mutlu olduğum günleri hatırlatma görevini üstlendiğinianlıyorum. Mesela, bugün itibariyle kaybının beşinci senesine girdiğimiz dedem: Ömer...

DEVAMINI OKU

Yas

Yas… Tek kelime. Üç harf. Ama her harfin arasında sonsuz bir boşluk var. Sözlükanlamı, “ölüm veya bir felaketten doğan acı” diyor. Matem. Ama hiçbir sözlük göğsünün tamortasında açılan o koca delikten bahsetmiyor. O delikle ne yapacağını bilememekten. Nereyekoyacağını bilememekten. Acıdan midenin bulanmasından. Kalbin acısının gerçekten fiziksel bir şey olduğunu, acıyana kadar bilmiyordum. Meğer insanın kalbi gerçekten ağrıyabiliyormuş. Göğsünün ortasına bir...

DEVAMINI OKU
Yasın 7 Tonu-Kehribar

Kehribar

Yasın 7 Tonu Bu notları kaleme alırken içimdeki sıradanlığa bel bağlıyorum. Roland Barthes annesinin ölümünün hemen ardından yazmaya başladığı günlüğünün (Journal de deuil, 2009) 29 Ekim tarihli sayfasında tam olarak böyle der. Satırların devamı hayatıma bağlanıp tam olarak şöyle bir çember oluşturmaya başlıyor: Dünyada onun var olduğu bir yerin bulunmaması.  Bir insan hayattayken varlığını düşünmeye ihtiyaç duymayız. Bunu kötüye yormaktansa,...

DEVAMINI OKU
Yasın 7 Tonu

Yasın 7 Tonu

Güneşin yüzüne doğrudan bakamazsınız. Aslına bakarsanız, kaybın insanda aldığı biçim hakkında yorumda bulunmak bile güneşin yüzüne bakabilmek kadar cesaret istiyor. Bu cesaretimi körükleyen babamla aramızdaki mesafenin elli birinci günündeyim. Artık akla getirmeye cesaret edemediklerimizi yazıya dökme çabası içerisindeyim. Yaşamla çakışan tek gerçek olarak ölüm, sırrını yalnızca seçtikleriyle paylaşıyor. Bu paylaşımla karşılaşmam, bende yasla ilgili, belki de aklınıza kolay kolay gelmeyecek...

DEVAMINI OKU

Lirik, Epik, Dramatik

Victor Hugo’nun Döngüsünde Yasın Üç Hâli İnsan ölümle ilk kez bir cenazede karşılaşmaz. Ölüm, çocukluğumuzdan beri bildiğimiz bir gerçektir. Kitaplarda okuduğumuz, başkalarının hayatında tanık olduğumuz, uzaklarda ama zihnimizin gerisinde duran bir bilgidir. Fakat sevdiğimiz birini kaybettiğimizde ölüm yer değiştirir. Artık dışımızda değildir; içimize taşınır. Soyut bir düşünce olmaktan çıkar, kişisel bir hakikate dönüşür. İşte bu dönüşümün adı yastır. Belki de...

DEVAMINI OKU

Kahırdan Ölmek

İnsan kalbiyle hatırlar mı? Bu soru ilk bakışta bilimsel olmaktan çok şiirsel görünüyor. Ama uzun bir ara verdiğim yazma eylemine şiirsel bir cümleyle başlamak elzemdi. Bir kardiyoloğa sorsak hatıraların beyinde depolandığını söyleyecektir. Bir nörolog sinaptik bağlantılardan söz edecektir. Bir psikiyatrist travmaların sinir sistemi üzerindeki etkilerini anlatacaktır. Ama Anadolu’nun herhangi bir köyünde yaşlı bir kadına sorsanız, belki de size daha kısa...

DEVAMINI OKU

Yasla Yürümek

Eşimin bedenini toprağın altına koymuşlar, ben görmedim. Bir gün sonra gittim mezarına. Aynı gün uçak bileti bulamadık diye otobüsle önce Kayseri, bir gece konaklama, sabah aktarma Sivas.  Aldılar, gittik boş mezara. Çok güzel bir mezarlık. Geniş, açık, yemyeşil. Seveceği gibi tam. Babası az ilerde yatıyor. En çok ona hüzünlenirdi, kavuştular belki. En çok sevdiği şarkıyı açtım bir sigara sarıp. İki Yol, Mavisakal’dan. Ağlaya ağlaya...

DEVAMINI OKU

Bu Dünyadan Sağ Çıkamayacağız

Ölümle yüzleşmek, yaşamayı öğrenmenin başlangıcı olabilir mi? Ölüm… Varoluşun sonradan gelen bir sonucu değil, başından beri bizimle yürüyen bir eşlikçi. Yaşamın düşman kardeşi. Belki de biz, doğduğumuz anda ölmeye başlamıyoruz; sadece dönüşmeye başlıyoruz. İnsan, diğer tüm canlılar gibi yaşamın içinde kalmaya, sürdürmeye, çoğalmaya devam etmeye çalışır. Ama onu diğerlerinden ayıran bir şey vardır. Kendine bakabilme hâli. Kendi varlığını fark edebilme...

DEVAMINI OKU

Kırmızı Ayakkabılar

Bir evin birkaç adım ötesinde, çöp konteynerinin yanında duran yeni boyanmış kırmızı bir çift ayakkabı…Bu sokakta bir cenaze olduğunu söylemenin en sessiz yoluydu.Feryatlar dinmez; ölüm ancak böyle kabullenilirdi. En sevdiğini sonsuzluğa uğurlarken geride kalan bir çiftayakkabıyı düşünmeden bırakmaktı asıl gerçek. Ölüm soğuktu ama bir o kadar da tanıdık, bir o kadar anlamyüklüydü.Doğduğun andan itibaren sana sunulan mucizelerle dolu bu zamanı...

DEVAMINI OKU