Yas ve ölüme ilişkin köşe yazıları, denemeler, blog yazıları, kişisel deneyimler

DENEME Kategorisindeki Tüm Yazılar

İnsanın Olmanın Yası – Kaybın Hüznüne Kalbi Açmak

Bu ara dünyaya, bizi besleyen ve koynunda büyüten evimize verdiğimiz zararların kederiyle yani insan olmanın yasıyla yatıp kalkıyorum. İnsan evladı nasıl oluyor da yüz yıllar boyu omzundan sarsılmaktan akıllanmıyor, dünyaya verdiği zararı kendine verdiğini idrak edemiyor? Dinler, siyasetler üstü bir bilince ve iradeye sahip olabilecek mi? Hazzının ve arzusunun yönünü yıkımdan yaratıma çevirebilecek mi? Aklını ve kalbini iradeyle ele alıp...

DEVAMINI OKU

Üstü Kalsın

Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir… Üstü kalsın…  Cemal Süreya’nın varoluşsal bu şiirindeki dizeleri benim için çok çarpıcıdır ve zihnimin bir köşesine kazınmış durumdadır. Hatta daha önce bu platformda yazdığım “Ölmeyin benden önce” başlıklı yazımın sonunu da bu şiirle bitirmiştim. Dönelim Süreya’ya. Fena bir hayat yaşamadığını söyler...

DEVAMINI OKU

DERİN Bir Yolculuk

Güzel gözlü bir kız geldi, hoyrat hayata inat, tüm naifliğiyle ve bir güvercin gibi süzüldükalbimden sonsuzluğa… Oldum olası kış mevsimini hiç sevmem. Ama bu kış, 24 Ocak sabahı sen gözlerini kapattın,evimize kar yağdı, kalbim buz kesti, hayallerimiz dondu. Oysa gece “Seni çok seviyorum,”dediğin için huzurla daldım uykuya, uyandığımda artık tüm sabahların farklı olacağınıbilmeden. Sen bu dünyadan gittin, ben de ardından...

DEVAMINI OKU

Yasın Tünelinde Yol Almak

Verilen metin, yasın karmaşık ve insani bir süreç olduğunu açıklıyor. Metin, yasın bir hastalık olmadığını, aksine doğal bir tepki olduğunu vurguluyor ve herkesin bu süreci farklı deneyimlediğini belirtiyor. Yazar, duyguları ifade etmenin önemini ve yasın üzerinden atlanması gereken bir engel değil, emek isteyen bir iş olduğunu açıklıyor. Ayrıca, zamanın tek başına acıyı iyileştirmediğini, ancak yasla yüzleşmenin ve bu zamanı nasıl kullandığımızın kritik olduğunu ifade ediyor. Son olarak, metin, yasın kaybedilenle olan bağın farklı bir şekilde devam ettiğini ve bu "tünelin" sonunda bir ışık olduğunu dile getiriyor.

DEVAMINI OKU

Yastan Bahsetmek: Yasın Dili – Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu

Yasın Evrenselliği ve Öznel Doğası Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, yasın hem tüm insanlıkta ortak hem de derinlemesine kişisel bir deneyim olduğunu vurgular. Yas, nefes almak gibi durdurulamaz; kişiyi hem yaşamla hem de kendi varoluşuyla yüzleştiren bir meydan okuma hâlidir. “Dünyada kaç kişi yaşıyorsa o kadar yas vardır.” (00:04:01) Yasın Dili ve Tanımı “Yasın dili” bireysel deneyimi görünür kılar ancak toplumsal...

DEVAMINI OKU

Ölüm Kafe Nedir?

Ölüm Kafe’nin ilk etkinliği, Eylül 2011’de İngiltere’de, web tasarımcısı Jon Underwood tarafından evinin bodrumunda düzenlenmiştir. Bu ilk toplantıya annesi, psiko-terapist Sue Barsky Reid ev sahipliği yapmıştır. Jon Underwood bu fikri, İsviçreli sosyolog Bernard Crettaz’ın “cafe mortel” adı altında toplumda ölüm konuşmalarını teşvik eden etkinliklerinden esinlenerek geliştirmiştir. (Alıntıdır.) Ölüm Kafe etkinlikleri dünyada hızla yayıldı. Günümüzde 32’den fazla ülkede, üç binden fazla...

DEVAMINI OKU

Yasın Kökleri

Yasın köklerinde “isyan” var. Babamın boş koltuğu tekinsiz bir nesneye dönüşüyor salonda otururken. Neden evde değil? Ona soracağım sorular birikti. Cevabını sadece onun verebileceği sorular. Ne yapacağım bu kadar cevapsız soruyla şimdi? Geri gelemez mi? En azından rüyama. Yasın köklerinde “sevgi” var. Kimse öyle bakmıyor artık yüzüme. Hayranlıkla, aşkla, bağlılıkla. Bir köpek yüzlerce kişinin saf sevgisini hediye etti bana. Hayatın...

DEVAMINI OKU

Ölüme Tasavvufi Bir Bakış – Kerim Güç

Bir Hatırlama: Ölüm Yolculuğun Başlangıcıdır. Tasavvufun ölüm anlayışı, maddeye sıkışmış modern insanın unuttuğu bir hatırlatma gibidir: Ölüm bir yokluk değil, ilahiyle başlayan yolculuğun tamamlanmasıdır. Mutasavvıf bir aileden gelen Kerim Güç, söyleşisinde hem kendi deneyimlerinden hem de tasavvufi gelenekten süzülen bu anlayışı derin bir içsel çerçeveyle aktarıyor. Mevlânâ’nın “Şeb-i arûz” kavramıyla şekillenen bu bakış, ölümü bir ayrılık değil, sevgiliyle kavuşma anı...

DEVAMINI OKU

Yaşamak ve Ölmek Arasında Bir Kahve Molası

Geçenlerde, sık gittiğim bir kahvecide köşedeki masama oturmuş, kahvemi yudumluyordum. Derken karşıma genç bir adam geldi, sessizce oturdu. Hani bazı insanlar mekana girer girmez bir şeyleriyle dikkat çeker ya onun da dikkat çeken yanı, iki kolundaki dövmelerdi. Latince yazılmış iki kısa cümle. Biri “Memento Mori”, diğeri “Memento Vivere.” Böyle şeyler genelde göz ucuyla fark edilir, geçilir. Ama bu dövmeler sıradan...

DEVAMINI OKU