İKİ KIRMIZI FİNCAN
Mayıs ayının on sekiziydi. Meltem rüzgarlarının yüzümü okşadığı bu bahar gününde, Mercan Sokağı’nın kırmızı eğri tabelasını sağımda bırakarak yürümeye başladım. Başım önde, Arnavut kaldırımlarının çizgilerine basmaya gayret ederek yürürken, bu takıntımın çocukluğumdan beri hiç değişmediğini düşündüm. Yavaş ve sakin adımlarla ilerlerken Leyla Hanım’ın evinden, yaklaştıkça yükselen müzik sesleri geliyordu. Radyosu hep açık olurdu evet ama sesini hiç bu kadar da...
DEVAMINI OKU
















