Yas ve ölüme ilişkin köşe yazıları, denemeler, blog yazıları, kişisel deneyimler

DENEME Kategorisindeki Tüm Yazılar

Bir Sene Ömür Biçildi, Ölümsüz Oldu

John Burgess Wilson ya da bilinen adıyla Anthony Burgess, İngiliz roman yazarı, şair, besteci, eleştirmen, dil bilimci ve çevirmen. Otomatik Portakal isimli romanıyla tanınır. 1959 yılında Burgess’a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi. “1960 Ocağıydı ve konulan tanıya göre, önümde yaşayabileceğim bir kış, bir ilkbahar ve bir yaz vardı. O yıl, yapraklar dökülmeye...

DEVAMINI OKU

Yastan Yazarak Çıkmak

3 Haziran 2011’de, 101 yaşında ölen İngiliz kökenli Amerikalı yazar Harry Bernstein’in de ilginç bir öyküsü var. Hayatının çoğunu yazarlık yaparak geçirmiş olan Harry Bernstein. Yazdıkları birer birer reddedilse bile bu tutkusundan vazgeçmemiş. Yaptığı işi seven ve tutkuyla bağlı olan Bernstein, yüzüne kapatılan kapılara rağmen pes etmemiş. 96 yaşında nihayetinde beklediğini alarak yazdığı “Görünmeyen Duvar, Engelleri Kıran Bir Aşk Hikayesi”...

DEVAMINI OKU

Vuslat

Kadın, ölülerle dirilerin buluşabildiği kapıdan içeri girdi. Rüya kapısı, iki katlı ahşap evin ortancalarla dolu bahçesine açıldı. Uzun yeşil elbisesinin içinde masal kahramanlarını andırıyordu.  Eline sihirli bir değnek verseler, onu çağıran kalplere sevgiyle dokunurdu.  Çocukluğunun geçtiği koruya doğru yol aldı. Ahşap ev ve koru birbirine çok yakındı. Gerçek hayatta o koru, kentsel dönüşüme kurban edilmişken; rüyada koru, çocukluğundaki gibiydi. Vuslat...

DEVAMINI OKU

ÖLÜMLÜLÜĞÜNÜ BİLSEN

Onca yolun gidişinde ve onca tökezlemenin ardında yine devam edişinin ve bu devamdaki kırılganlığının nasıl bir garip dengede olduğunu bilsen ve görsen, aslında bu devam edişinin elbette ki sonunda gerçek bir son olduğunu görmek nasıl bir dengedir? Bunca yolun, bunca yokuşun, bunca dönemecin sonunda hep bir yeni yaşam olasılığını doğurması ve beraberinde o hazin o olağan ve bir o kadar...

DEVAMINI OKU

Memento Mori

Memento mori, “fani olduğunu hatırla”, “öleceğini hatırla”, bir gün öleceksin, bunu hatırla ve şimdi yaşa veya “ölümünü hatırla” Roma Generali büyük bir zafer kazanmıştır. Sokaklarda zafer turu atmaya başlar. Tam bu sırada kölelerden biri elindeki defne dalını kaldırır, General’in kafasının üzerine tutar ve bağırmaya başlar: Memento MoriMemento te hominem esseRespice post te.Hominem te esse memento. Eğer dilimize çevirirsek:Ölümlü olduğunu unutmaSadece...

DEVAMINI OKU

Yıldırım Abi Ölmüş

Saçmalamak istiyorum. Buna ne kadar ihtiyacım olduğunu bilemezsin. Herşeyi doğru yapmaya çalışmaktan bıktım. Noktalama işaretlerinin yakamayapışmasından usandım. Bu şehirde “ne” yerli yerinde, söylesene bana. Parkların yerinde alışveriş merkezleri, ağaçların yerinde plazalar,mezarların üstünde gökdelenler var. Neden her şeyi doğru yapmamgerekiyor? Misafirlerim için masaya buruşuk örtü serme hakkımı geri istiyorum.Yatağımı bir gün toplamasam ne olur? Evi süpürmesem, yemek yapmasam,ütüler sepette birikse ne...

DEVAMINI OKU

Ölmek Üzere Olan Çocukları Sahiplenen Bir Güzel İnsan: Muhammed Bzeek

Muhammed Bzeek ölümcül hastalığa yakalanan çocukları evlat ediniyor, onlara bir ev, baba ve huzur içinde bir ölüm veriyor. Ona bu iyiliği bulaştıran da bir kadın. Bu yazıda size aslen Libyalı, Muhammed Bzeek ile tanıştırmak istiyorum. 64 yaşında, Libya asıllı bir ABD vatandaşı. Muhammed Bzeek. Diğer ismi ile “Yeryüzünde gezen bir melek.” Libya’lı Muhammed Bzeek, ABD’ye yerleştiğinden beri ‘öleceği düşünülerek bakımı...

DEVAMINI OKU

Öpüşen Periler – Müjdeci Kuşlar Ve Ateş Dağıtan Cinler Aşkına, İlk Cemre Kut Ola!

Babaannem derdi ki: ‘’Cimre düştü havaya, daha sürmez bu ayaz.’’ Bugün Cemre düştü havaya, daha sürmez değil mi bu ayaz? Gaia, yine bir üçlemeyle okşuyor saçlarımızı. ‘’Bu döngünde de geçirdin zemheri kışını’’ diyor. ‘’Bugün havana, sonra suyuna ve sonra toprağına düşüreceğim ateşimi’’ Arapça kökenli olan Cemre ‘’kor halindeki ateş’’ demekmiş. Türk edebiyatında ve tasavvufta ‘’arınmak, yeniden doğmak’’ olarak kullanılmış. Birazdan...

DEVAMINI OKU

Ölümle Dans

Yazan: Hakan Akın Ölümle ilk dansımı bir yaşındayken yapmışım. Ateşim çok yükselmiş, hastaneye götürmüşler, komaya girmişim penisilin iğnesi yapılınca. Alerjim varmış penisiline! Buz dolu bir küvete sokmuşlar beni. Yıl 1967! Rus’lar gibi, soğuk suya girme geleneğini tecrübe etmişim. Geri dönmüşüm hayata buzlu suyla. Bu su macerasını o kadar sevmişim ki, yedi yaşında Ankara Kuğulu Park’ta oynarken havuza düşmüşüm, boğulmaktan son...

DEVAMINI OKU

Yas

Yaşamaya alışmaya çalışıyorum. Bir kabrin içerisindeyim ya da bir labirentin. Koşuyorum, koşuyorum, koşuyorum. Her yer karanlık. Karanlığın dilini, duvarları yoklayarak anlamaya çalışıyorum. Hepsi benzer. Hepsi aynı karanlığı içeriyor. Nereden başladım ve nereye vardım ayırt edemiyorum. Bir kabrin içerisinde bağırdıkça toprak doluyor her yerime. Yeniden yeşermek için mi? Ben tohum muyum? Kimse yok. Kimse yok. Kimse yok. Herkesin neşesi ve koşuşturması...

DEVAMINI OKU