3 Haziran 2011’de, 101 yaşında ölen İngiliz kökenli Amerikalı yazar Harry Bernstein’in de ilginç bir öyküsü var. Hayatının çoğunu yazarlık yaparak geçirmiş olan Harry Bernstein. Yazdıkları birer birer reddedilse bile bu tutkusundan vazgeçmemiş. Yaptığı işi seven ve tutkuyla bağlı olan Bernstein, yüzüne kapatılan kapılara rağmen pes etmemiş. 96 yaşında nihayetinde beklediğini alarak yazdığı “Görünmeyen Duvar, Engelleri Kıran Bir Aşk Hikayesi” ni (The Invisible Wall: A Love Story That Broke Barrie) yayımlatmayı başardı ve şöhrete kavuştu.
Bernstein, 92 yaşındayken 67 yıldır evli olduğu karısı Ruby’i lösemiden kaybetmişti. Harry, hayata nasıl devam edebileceğini bilmiyordu çünkü öncesinde amacı karısına bakmak, onunla olmak ve onun mutluluğunu sağlamaktı. Bu yüzden birdenbire, eşinin ölümüyle yaşama amacı ayaklarının altından kayıp gitti. Artık yaşamak için enerjisi kalmamıştı. Ölmek istiyordu. İçine düştüğü derin üzüntüden dolayı bir süre ne yapacağını bilemeyen yaşlı adam, hayatına devam etmeye karar verip yazarlığa soyundu. Yastan çıkmak için oturup, hayatını yazmaya karar verdi. Hayatında o kadar çok, o kadar büyüleyici şey olmuştu ki… Artık karısının ölümüne tepki göstermekle kalmayacaktı. Onun yerine, üretecekti. 93 yaşında dolu dolu ve ilginç bir ömür sürmüş bir insanın yaşadığı bütün heyecanlar, üzüntüler ve inanılmaz şeylerle ilgili insanların okuyabileceği bir kitap ortaya çıkaracaktı.
Yazdığı ilk kitap olan The Invisible Wall, iki yıl boyunca yayınevlerinden geri döndü ancak pes etmeyen Bernstein 96 yaşına geldiğinde eserini yayınlatmayı başardı. Özellikle ABD’de çok iyi eleştiriler alan kitap, yazarına küçük çaplı bir şöhret kazandırdı ve ölümünden önce iki kitap daha yazmasını sağladı.
Yastan yazarak çıktı ve yaşama sözcüklerle tutundu…





















