Memento Mori

,

| 24/02/2022

Memento mori, “fani olduğunu hatırla”, “öleceğini hatırla”, bir gün öleceksin, bunu hatırla ve şimdi yaşa veya “ölümünü hatırla”

Roma Generali büyük bir zafer kazanmıştır. Sokaklarda zafer turu atmaya başlar. Tam bu sırada kölelerden biri elindeki defne dalını kaldırır, General’in kafasının üzerine tutar ve bağırmaya başlar:

Memento Mori
Memento te hominem esse
Respice post te.
Hominem te esse memento.

Eğer dilimize çevirirsek:
Ölümlü olduğunu unutma
Sadece bir insan olduğunu hatırla
Arkana bak;
Sadece bir insansın, hatırla

Şişecam’da çalışırken, şirketin global markası Nude altında, 2016 yılında başarılı tasarımcı Ali Bakova’nın hafızalarda yer eden kurukafaları “Memento Mori” cam severlerle buluşturulmuştu. Koleksiyonu ilk duyduğumda, “ölümü çağrıştıran bir objeyi niye satışa sunuyoruz ki” diye düşünmüştüm. Açıkçası hiç hoşlanmamıştım. O dönem okumalarım sırasında bir yerlerde Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un bir sözüyle karşılaştım.

“Her gününüzü hayatınızın son günüymüş gibi yaşayın; bir gün haklı çıkacaksınız.”

Yukarıdaki söz, Steve Jobs’ın jenerik olmuş, herkesçe bilinen sözlerinden biri. Elbette bu sözün arkasında sadece Jobs’ın düşüncesi yok. Bu söz, aslında yıllardır bilgelerin altını çizdiği ve insanlara hayatın sonsuz olmadığını kendilerine hatırlatan bir motto. Ertelememenin öneminin altını çizer.

Memento Mori: Elbet bir gün öleceksin, bunu hatırla ve şimdi yaşa.

Dürüst olalım, hayatın koşuşturmasında savrulurken, zamanımızı gereksiz şeylere harcarken ya da yapacaklarımızı ertelerken kaybettiğimiz zamanın kıymetini bilemiyoruz. Bu sadece günümüzün sorunu değil. Asırlar önce çıkmış Memento Mori kavramı. Sonu olan bir hayatta, her gün sona ilerlerken, sahip olduğumuz zamanı mutlu olacağımız şekilde harcamamız gerektiğini öğütler. Sanılanın aksine hayatta geçen zamanları yarın yokmuş gibi boşa harcamak yerine, yapılması gerekenleri ilk fırsatta yapmak temel noktadır.

Memento Mori aslında bir uyarı çağrısıdır.

İnsan olduğunu hatırlatır insan olana…

Kibirlerden arınması gerektiğini, elde ettiği ne olursa olsun, insan olduğunu unutmaması gerektiğini. Aslolanın insan olmak olduğunu, bütün kazanımların ve güçlerin bir gün terk edileceğini ve yalnız insan olarak kalacağımızı hatırlatır.

Sanatsal anlamda ise aynı amaca varan, fakat farklı anlatım biçim ve şekillerini kullanan bir yol olarak bilinir.

Çok geç olmadan ilerlemek istediğiniz yolda yürüyün, vaktinizi boşa harcadığınız şeyleri hayatınızdan çıkarın ve yaşamayı hayal ettiğiniz hayata doğru ilerleyin. Ve unutmayın:

Belki sonsuza kadar var olmayacağız ama gelişimizin ve burada geçirdiğimiz zamanın hakkını verebiliriz.


Kim olduğumuzu biliyor muyuz? Kanımca bilmiyoruz. Kimliklerimiz bu yüzden çok önemli. Ben bir eşim, babayım, yöneticiyim (İşletmekten anlarım biraz... MBA' da sığdırmıştım bir ara eğitimlerimin arasına), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik bölümü mezunu ve 30 yıl bu ülke için fazla romantik kalan böyle bir meslekten rızkını kazanmış biriyim. Çok mu önemli bu kimlikler? Değil. O kadar kendimizden habersiziz ki o kimlikler elimizden alınırsa biz de olmayız sanıyoruz. İnsan oyuncaklarını ne kadar çok önemsiyor, yolun sonunda onlara dönüşmek ve kendini kaybetmek olsa bile... Ben kimim biliyor musun? Hayır bilmiyorum. Peki ya sen? Bildiğim tek bir gerçek var. Burası mucizelerle dolu ve yaşamayan inanamıyor. Ben de uzun müddet inanmadım. Ancak ne mutlu ki görmeyi becerdim. Yaşamak, hayatta kalmaktan çok farklı. Hayatta kalmak ise büyük güç. Bir de o gücü alıp, keyfe, huzura, sevgiye, coşkuya döktüğünüzü düşünün! İşte yaşamak o tarz bir deneyim. Aşkla yapılabiliyor. Aşkla ve tutkuyla yaşanabiliyor. Ne kadar söylesem az, ne kadar sussam tesirsiz! Şükredebiliyorum. 1969 yılında doğduğum ve bir doğuma vesile olduğum için. Sevdiğim, sevildiğim için. Güvendiğim ve güvenildiğim için. Dilerim yaşadıklarımı yaşatacak fırsatım olur çünkü benim minnetten, sevgiden ve dostluktan yana çok tecrübem oldu. İyi ki doğmuşum ve gelmişim. Yapımda ve yayında emeği geçen babam Tuzsuz Deli Bekir'e ve annem Kadriye'ye çok teşekkür ederim! Epiktotes'in dediği gibi "“Saati gelince öleceğim, ama kendisine verileni geri veren bir adam gibi öleceğim.” Dilerim ki hep birlikte geçirilecek zamanımız olsun ve o zamanın değerini kutsayacak sağlık ve özgürlüğümüz! Gerisi bir dalganın köpüğü, bir kuşun kanadı!

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)