derinlik sarhoşluğunun aksi kodladım depresyonu
geçen gün izlediğim filmde kadın sudan çıkınca nasıl mutluydu, balıklarla konuşabilmiş kendi yüzgeçleri olmuş.
‘içindeki neşeli çocuğu hatırla!’ derler, anlamayan insanların en bildiğim özelliğidir, onlar hep bi’şey derler.
-şimdi yargıdasın, dedi iç sesim.
şarkı eşlik etti o müthiş bass’larıyla,
“yorgunum ve ağrılar” ve ben devam ettim,
“ve yargılar…”
çocukken de duyuramazdım kendimi, yarattığım çukurdan; kendime.
onları nasıl duyayım?
dinlemeyeni nasıl duyayım, bakmayanı nasıl göreyim?
yaşım kaç ki geçer de diyemiyor oluşum, beni hep o çocuğa götürüyor, sesini kendine duyuramayan.
bugün içimdeki çocuk hüzünlendi küstü yine anne-babasına, gönlü yas/landı; gözleri yaş/landı.
bugün annem beni yine dinlemedi, babam yine unuttu varlığımı.
babama hiç konuşamadım, anneme hiç sarılamadım; onlara hiç ağlayamadım
günler geçti ölüm bilmem ne kadar yaklaştı, sanki uykular beni buna hep hazırladı.
uykular, o eşsiz alanım. koruyamadığım bütün alanlarımdan azade kendini kendi koruyan uykularım,
antidepresanlara minnettarım.
nisan sabahı/2022
















