Yasını Duyuyorum

, ,

| 18/02/2023

İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde ben de zaman zaman bir yaprak gibi savruluyorum ve kalbime yerleşemiyorum. Zihnime yapışan düşüncelerle kendi kafamın içinde bir hapis hayatı sürdüğüm de oluyor. 

“Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu” paylaşımlarıyla, yavaşlamama, nefes almama yardımcı oluyor. Sevgili Berna ve Filiz’in açtığı bu alanda uzun zamandır gönüllü olarak çalışıyorum. Berna’dan ölüm doulalığı eğitimi aldığım gün itibariyle ölümle ilişkim derinleşti.  Geçici olduğum gerçeğini yakınımda tutuyorum.  Yasa ve ölüme, elimdeki kaynaklarla bakma ve üstüne düşünme pratiğime sarılıyorum. Bazı kitapları defalarca okumak bana çok iyi geliyor. Platformda da bu kitaplardan alıntılar sıklıkla paylaşılıyor. 

Kederin Vahşi Kıyısı, son günlerde hep başucumdaydı. Altını çizdiğim yerleri ve neden burayı atlamışım dediğim yerleri defalarca okudum. Yazar Francis Weller, ünlü bir psikoterapist ve yas danışmanı. Kalp yumuşatan üslubuyla dokuduğu satırlar, Weller’in bilge ruhunu gözler önüne seriyor. Aşağıdaki alıntılar her defasında hayranlıkla okuduğum Kederin Vahşi Kıyısı’ndan. 

“Yas yıkıcıdır, uslu duracağımıza duygularımızı kontrol edeceğimize dair toplumla yaptığımız sessiz anlaşmayı baltalar. Uyuşmuş ve küçülmüş yaşamayı reddettiğimizi beyan eden bir protesto eylemidir.”

“Yas zamanlarında yeniden yaratılırız; parçalanıp yeniden birleştiriliriz. Bu, zor, acı verici ve davetsiz bir iştir.”

“Yas kalbimizdeki en zor yerleri yumuşatabilen güçlü bir çözücüdür.”

Yas tutmanın yaşadığımız hayatı nasıl şekillendirdiğine dair çok güçlü bir eser yaratmış yazar. 

Kederi dillendirmenin, gözyaşlarımıza akabileceği kanallar açmanın kutsallığına inanıyorum. Birbirimizi şefkatle dinleyebilmek, yakılan ağıtlar karşısında sevginin sessiz gücüyle durabilmek çok kıymetli. 

Platformdaki yas çemberlerinde içimi en çok dağlayan cümle şuydu:

“Bu ağır acımı, neler yaşadığımı dinlemek istemiyorlar. Kime anlatacağım peki? Kim duyacak yasımı.” 

Ve gürül gürül gözyaşları gelirdi ardından. Hep birlikte ağlamanın şifasını, yasını anlatanı sessizce dinlemenin getirdiği iç huzurunu, ben Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu’ndaki çemberler sayesinde deneyimledim. Bu yazı vasıtasıyla başta Berna ve Filiz olmak üzere içinde bulunmaktan onur duyduğum bu alana ve tüm gönüllü arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum.

İyi ki varsın Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu.


Yazan:

Nazlı Akın

1975 yılında İstanbul’da doğdum. 2020’den beri öykü atölyelerinde yazıyorum, derin okuma atölyelerinde nitelikli okur olmaya çalışıyorum. Edebiyat dergilerinde öykülerim, şiirlerim yayımlanıyor. (Varlık Dergisi, Ot Dergi, Tabure, İshak Edebiyat, Edebiyatist, Öykü Gazetesi, Oggito, Edebiyat Haber) “Bana Benzeme Sakın” isimli öyküm, 2025 Çukurova Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü. “Kül” isimli öyküm, 2024 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görüldü. “Çocukluk Çıkmazı” isimli öyküm, 2024 Asonans Dergi Podcast Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. “Akide Şekeri” isimli öyküm, 2024 Ayşe Şengöz Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. “Nalân Roman” isimli öyküm, Oğuz Atay Öykü Ödülleri (2024) sonucunda hazırlanan seçkide yer almaya değer görüldü. “Mavi Saz” isimli öyküm, 3. Eskişehir Kral Midas Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü. “Havada Sümbül Kokusu” isimli öyküm, Luna Yayınları Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görüldü. “Kurumuş Çiçekler” isimli öyküm, 8. Cumba Edebiyat Yarışması’nda dördüncülüğe layık görüldü. "Yıkacaklar O Evi" isimli öykü dosyası, Mahal Edebiyat Öykü Yarışması'nda kısa listeye kaldı. Yakında kitaplaşacak.

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)