Bugün günlerden Cuma. Dışarıda kar yağıyor lapa lapa. Acımız büyük usta, sen varilde getir rakıyı, yetmişlik kesmez beni. Parayla mutluluk olmaz diyorlar; nerede saklanır cebi delik mutlular? Kavuşursan aşk olmaz diyorlar! Bak onda haklılar!
Bu kara sevdanın yoktur ilacı. İçmeyip ne yapalım? Kaşını gözünü nasıl unutalım? Tanrı’dan diledim bu kadar dilek! Bana kısmet değil dizinde yatmak!
Benim kalbim viran bir yer. Acılarla yazılmış defter. Doldur be! Boş kalmasın kadehler. Elbet biri benim de öykümü dinler. Sever de, âşık değilmiş meğer. O ince çizgi nerede başlar nerede biter? Bazı sözler zehirden acı! İçmeyip de ne yapalım rakıyı? Çilingir sofrasına, çalan gamlı yaslı türkülere yasladık şu eğri sırtı.
Yine tazelendi yürek yarası.
Neden ayran gönüllü zamane kadınları? Elinde telefonu, kucağında köpeği, sevmezmiş kitap okuyan erkeği. Neden kitap sevmeyen kadına tutuldun diyeceksin şimdi.
Kalp bu, ipi elimde mi? Deh deyip durdurulacak beygir mi?
Ne güzel dinliyorsun usta kalbimi. Bulamadım ömrümü verecek güzeli.
İstemekle olsaydı anam doğurmazdı beni. En çok o sevdi şu garibi. Keşke bana garipliği öğretmeseydi. Bir kokusu var kimsesizliğin, bir tadı, biçimi var. Hep mi suçlu hisseder insan? Neşet Baba ne güzel söylüyor bak!
Hata benim, günah benim, suç benim!
Kokusunu sevdiğim rakı, al gözümün önünden sarı saçları! Bırakamıyorum usta kendime acımaları. Bildiğin gibi değil, çok çaresizim.
Mühür gözlümün kalbi geniş. Odaları kalabalık. Bana da küçük bir yer verdi sağ olsun. Neden biliyor musun? Şiir yazdım ona. Okudu, gözleri doldu. Meşrebine kurban olayım! Fikri değişti, bana bir şans verdi.
Yalandan yüzüme güldü dünya.
Kalbinin büyük odasında başkası var biliyorum ama… Mercedes’li bir züppe! Aklı fikri gösterişte. Bak çalan türküye! Şarkılardan fal mı tutsam ne?
Mühür gözlüm seni elden sakınırım, kıskanırım. Havadaki turnalardan, giyindiğin urbalardan sakınırım, kıskanırım.
Üstte başta yok usta! Kazancım anca yeter yaşamaya. Zam geldi rakıya da! Ama kadınlar bayılıyor lüks arabalara. Ne vereyim mühür gözlüme şiirden başka?
Benim kalbim viran bir yer. Acılarla yazılmış defter.
Dedim ya kimse bakmıyor oraya. Döndüm gelen geçen hanına. Evden çıkarken sokak kapısını kilitler gibi kalbini de gerektiğinde kapalı tutacaksın.
Doldur usta boşalan kadehleri! Şu meyhaneye efkârsız bir insan girmedi. Hepsinin gözlerindeki hüzün taş gibi! Takılıp düşmemek elde mi? Sorsan hepsinin var bir derdi. E usta, dünya mutlu olma yeri mi?
Akar can özümde sel gizli gizli.
Pekiyi usta, unutayım sarışın dilberi. Yaralarını yalayan kedi gibi iyi edeyim kalbimi. Güzel dersin, bilirim beni seversin. Deme öyle usta, mutluluk üstüme oturmayan elbise! Artık hangi terzi diktiyse…
Sövmüyorum kadere ama talihim yok, bahtım kara! Sen de tuz basama yarama. En sevdiğim türküyü çal da gideyim. Yollar dona çekmeden evin kapısını bulayım.
Pencereden kar geliyor aman annem
Gurbet bana zor geliyor aman annem
Sevdiğimi eller almış aman annem
O da bana ar geliyor.


















