Gözlerimi yumduğumda bile bakışının hatırası karanlığımı hâlâ aydınlatıyorsa
Telefon edip “nasılsın?” dediğimde, “sesini duydum, daha iyi oldum kuzum,” dediğini bir kerecik daha işitmek istiyorsam
Oğullarımın bir gülüşünde, bir bakışında her gün senden izler görüyorsam
Başım dara düştüğünde şimdi babam olsa nasıl bir çıkış yolu bulurdu acaba diye kendime defalarca soruyorsam
Her güzel günde, ne yaparsam yapayım, hep eksik kalıyorsam
Kaybın, yokluğun, hasretin, yasın tanımlarını tekrar tekrar yaparken boğazıma düğümler atılıyorsa
Kelimelerin yetersiz kaldığını anlayıp ve hatta bunu birebir yaşayıp cümlenin tam ortasında susup kalıyorsam
Senin çatının altında, kanatlarının gölgesinde yaşadığım günleri bilinen, sonlu zaman kavramıyla hatırlamaktan kaçınıyorsam
Kırk yaşıma bastığım günü görebilmiş olmanı bu kadar çok istemişsem
Senden öğreneceğim daha ne kadar çok şey olduğunu başıma gelen her olayda, beni üzen her insanda bir kere daha görüyorsam
Aksiyonu bol bir film izlediğimde tam da babamlık filmmiş diyorsam
Yabancı diyarlarda kaybolup gitmeyi böylesine düşlüyorsam
Olup biten onca şeyden sonra anlamsız gibi görünen kayıtsızlığımın bir açıklaması olduğunu biliyorsam
Buradan daha güzel bir yerlerde, annemle yine el ele olduğunuza kendimi bu kadar çok inandırmak istiyorsam
Okuduğun ve şimdi bana kalan bir kitabın sayfalarında gözlerinin izlerini arıyorsam
Tahin helvasına tıpkı senin gibi limon suyu damlatıp yemeye başlamışsam
Seni kaybettiğim topraklarda nefes almak her geçen yıl daha da zorlaşmışsa
Sisler dağılsın, anılar berraklaşsın, geçmiş dokunabileceğim kadar canlansın istiyorsam
Sensiz geçen yılları, bu olup bitenlere en çok senin ne diyeceğini merak ederek geçirmişsem
Bil ki seni bencilce ve umarsızca özlediğim içindir baba.




















Kalbim …. ❤️