Yastan Yazarak Çıkmak

,

| 05/03/2022

3 Haziran 2011’de, 101 yaşında ölen İngiliz kökenli Amerikalı yazar Harry Bernstein’in de ilginç bir öyküsü var. Hayatının çoğunu yazarlık yaparak geçirmiş olan Harry Bernstein. Yazdıkları birer birer reddedilse bile bu tutkusundan vazgeçmemiş. Yaptığı işi seven ve tutkuyla bağlı olan Bernstein, yüzüne kapatılan kapılara rağmen pes etmemiş. 96 yaşında nihayetinde beklediğini alarak yazdığı “Görünmeyen Duvar, Engelleri Kıran Bir Aşk Hikayesi” ni (The Invisible Wall: A Love Story That Broke Barrie) yayımlatmayı başardı ve şöhrete kavuştu.


Bernstein, 92 yaşındayken 67 yıldır evli olduğu karısı Ruby’i lösemiden kaybetmişti. Harry, hayata nasıl devam edebileceğini bilmiyordu çünkü öncesinde amacı karısına bakmak, onunla olmak ve onun mutluluğunu sağlamaktı. Bu yüzden birdenbire, eşinin ölümüyle yaşama amacı ayaklarının altından kayıp gitti. Artık yaşamak için enerjisi kalmamıştı. Ölmek istiyordu. İçine düştüğü derin üzüntüden dolayı bir süre ne yapacağını bilemeyen yaşlı adam, hayatına devam etmeye karar verip yazarlığa soyundu. Yastan çıkmak için oturup, hayatını yazmaya karar verdi. Hayatında o kadar çok, o kadar büyüleyici şey olmuştu ki… Artık karısının ölümüne tepki göstermekle kalmayacaktı. Onun yerine, üretecekti. 93 yaşında dolu dolu ve ilginç bir ömür sürmüş bir insanın yaşadığı bütün heyecanlar, üzüntüler ve inanılmaz şeylerle ilgili insanların okuyabileceği bir kitap ortaya çıkaracaktı.

Yazdığı ilk kitap olan The Invisible Wall, iki yıl boyunca yayınevlerinden geri döndü ancak pes etmeyen Bernstein 96 yaşına geldiğinde eserini yayınlatmayı başardı. Özellikle ABD’de çok iyi eleştiriler alan kitap, yazarına küçük çaplı bir şöhret kazandırdı ve ölümünden önce iki kitap daha yazmasını sağladı.

Yastan yazarak çıktı ve yaşama sözcüklerle tutundu…


Kim olduğumuzu biliyor muyuz? Kanımca bilmiyoruz. Kimliklerimiz bu yüzden çok önemli. Ben bir eşim, babayım, yöneticiyim (İşletmekten anlarım biraz... MBA' da sığdırmıştım bir ara eğitimlerimin arasına), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik bölümü mezunu ve 30 yıl bu ülke için fazla romantik kalan böyle bir meslekten rızkını kazanmış biriyim. Çok mu önemli bu kimlikler? Değil. O kadar kendimizden habersiziz ki o kimlikler elimizden alınırsa biz de olmayız sanıyoruz. İnsan oyuncaklarını ne kadar çok önemsiyor, yolun sonunda onlara dönüşmek ve kendini kaybetmek olsa bile... Ben kimim biliyor musun? Hayır bilmiyorum. Peki ya sen? Bildiğim tek bir gerçek var. Burası mucizelerle dolu ve yaşamayan inanamıyor. Ben de uzun müddet inanmadım. Ancak ne mutlu ki görmeyi becerdim. Yaşamak, hayatta kalmaktan çok farklı. Hayatta kalmak ise büyük güç. Bir de o gücü alıp, keyfe, huzura, sevgiye, coşkuya döktüğünüzü düşünün! İşte yaşamak o tarz bir deneyim. Aşkla yapılabiliyor. Aşkla ve tutkuyla yaşanabiliyor. Ne kadar söylesem az, ne kadar sussam tesirsiz! Şükredebiliyorum. 1969 yılında doğduğum ve bir doğuma vesile olduğum için. Sevdiğim, sevildiğim için. Güvendiğim ve güvenildiğim için. Dilerim yaşadıklarımı yaşatacak fırsatım olur çünkü benim minnetten, sevgiden ve dostluktan yana çok tecrübem oldu. İyi ki doğmuşum ve gelmişim. Yapımda ve yayında emeği geçen babam Tuzsuz Deli Bekir'e ve annem Kadriye'ye çok teşekkür ederim! Epiktotes'in dediği gibi "“Saati gelince öleceğim, ama kendisine verileni geri veren bir adam gibi öleceğim.” Dilerim ki hep birlikte geçirilecek zamanımız olsun ve o zamanın değerini kutsayacak sağlık ve özgürlüğümüz! Gerisi bir dalganın köpüğü, bir kuşun kanadı!

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)