Eşik e-dergi’nin tüm yazıları

EŞİK Kategorisindeki Tüm Yazılar

ARASAT

Hemşire, arkası dönük halde ilaçları düzenliyor. Yoğun bakımın soğuğundan olsa gerek, sırtındasiyah bir pelerin var. Ses etsem kanatlanıp uçacak sanki. İçeride kesif bir koku. İlaç ve ölümkokuyor. Yukarıdaki küçük pencerelerden süzülen cılız ışıklardan, güneşin doğmak üzere olduğunuanlıyorum. Hemşirenin hareketsizliği ve pelerini beni ürkütüyor. Döndüğü zaman elinde kısa saplıkeskin orak olmasın! Yoksa hemşire değil mi o; beyaz giysili, siyah pelerinli bir...

DEVAMINI OKU

Yasmak

Yas ve Ölüm Festivali sırasında gerçekleşen “Eşik’te Yazıyorum” etkinliğinde, değerli yazarlarımızdan Leyla Mehmetoğlu Geridönmez, yas ile yazmak arasındaki ilişkiden – özellikle de yas tutma biçimlerinin susmak ve yazmak olmasından – bahsetmişti. O gün defterime şu notu almışım: “Yazmak, yasın içinden geçmenin bir yoludur.” O cümle içimde uzun süre yankılandı. Sonra fark ettim ki, gerçekten de yas tutarken insan, sözcüklere sığınarak...

DEVAMINI OKU

Karaağaç Altında

“Ben yaptım Eben… Sonunda başardım. Onu öldürdüm.” Eugene O’Neill – Karaağaçlar Altında Yeni ayakkabılar, kırmızı rugan. Yokuş yukarı. Yanakların buz gibi. Kar taneleri. Beyaz tüycükler. Melek kanatları. Yokuş aşağı, tahta kasalarla. Seksek. Kaymak taşı. Yaldızlı çokomel kağıtları. Temize çek anıları. Yokuş yukarı yas. Yokuş aşağı neşe. Aynı mahallede. Neden bu kadar boş sokaklar? Mahalle kasabı ve bakkalı açmamış kepenkleri. Bir...

DEVAMINI OKU
Sufi Dergah kapısının eşinde bırakılmış ayakkabılar

Sufi Dargâh’lardan Laozi’nin Yol’una: Bilgeliğe, Aşka, Yasa ve Ölüme Açılan Eşikler

Bazı anlar vardır—hiç duvar yokken bir kapı belirir. Dokunabileceğin bir duvarda değil, zamanın içinde.Bir telefon konuşmasından sonra.Biri eve dönmediğinde.Ya da artık bilmezden gelemeyeceğin bir şeyi anladığında. Farsların buna bir adı vardı: dargâh. Dar kapı demektir, gâh yer. Kapının yeri.Eskiden sultanların huzuruna açılan eşiklere denirdi bu. Ama tasavvufun dili derinleştikçe, dargâh başka bir şeye dönüştü: Dergâh’a, bir velinin türbesine, dünyalar arasındaki sınırın inceldiği, iki dünyanın birbirine...

DEVAMINI OKU

Geliş (Arrival) – Denis Villeneuve

“Eğer tüm hayatını baştan sona görebilseydin, bir şeyleri değiştirir miydin?” Film Hakkında: Tematik Derinlik ve Yasın Temsili Arrival, bilimkurgu kabuğuna gizlenmiş bir yas filmi olarak okunabilir. İnsanlığın uzaylılarla kurduğu ilk temas, aslında kişisel bir kaybın metaforudur: bir annenin, kızının ölümüne doğru yürürken hayatı nasıl kucakladığının hikâyesi. Villeneuve, zamanı doğrusal değil döngüsel görerek, yasın sadece bir “son” değil, aynı zamanda yaşamın...

DEVAMINI OKU
Nasıl Ölmek İstiyorum Yelkenli

Nasıl Ölmek İstiyorum.

Geçen beş yıl boyunca işi gücü bırakıp kendimi izole ettiğim yalnızlık fanusunda çokça zaman geçirdim. Bazen Sapanca’nın dağlarında ağaçları, dalları, yaprakları neredeyse takıntılı bir dikkatle incelediğim yürüyüşler yapardım. Bazı zamanlarda ise kalabalık İstanbul sokaklarında, sanki etrafta kimse yokmuşcasına dolanırdım. Çoğunlukla yapayalnız olduğum bu günlerde ölümü, yaşamı, kaybı, yası, özlemi, öfkeyi ve ölmeyi sürekli düşünürdüm. Dayanılmaz acıyla başa çıkamadığım o dönemlerde...

DEVAMINI OKU

İnsanın Olmanın Yası – Kaybın Hüznüne Kalbi Açmak

Bu ara dünyaya, bizi besleyen ve koynunda büyüten evimize verdiğimiz zararların kederiyle yani insan olmanın yasıyla yatıp kalkıyorum. İnsan evladı nasıl oluyor da yüz yıllar boyu omzundan sarsılmaktan akıllanmıyor, dünyaya verdiği zararı kendine verdiğini idrak edemiyor? Dinler, siyasetler üstü bir bilince ve iradeye sahip olabilecek mi? Hazzının ve arzusunun yönünü yıkımdan yaratıma çevirebilecek mi? Aklını ve kalbini iradeyle ele alıp...

DEVAMINI OKU

Üstü Kalsın

Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir… Üstü kalsın…  Cemal Süreya’nın varoluşsal bu şiirindeki dizeleri benim için çok çarpıcıdır ve zihnimin bir köşesine kazınmış durumdadır. Hatta daha önce bu platformda yazdığım “Ölmeyin benden önce” başlıklı yazımın sonunu da bu şiirle bitirmiştim. Dönelim Süreya’ya. Fena bir hayat yaşamadığını söyler...

DEVAMINI OKU

DERİN Bir Yolculuk

Güzel gözlü bir kız geldi, hoyrat hayata inat, tüm naifliğiyle ve bir güvercin gibi süzüldükalbimden sonsuzluğa… Oldum olası kış mevsimini hiç sevmem. Ama bu kış, 24 Ocak sabahı sen gözlerini kapattın,evimize kar yağdı, kalbim buz kesti, hayallerimiz dondu. Oysa gece “Seni çok seviyorum,”dediğin için huzurla daldım uykuya, uyandığımda artık tüm sabahların farklı olacağınıbilmeden. Sen bu dünyadan gittin, ben de ardından...

DEVAMINI OKU

GOSPODINOV’dan BAHÇIVAN ve ÖLÜM

abdullah yılmaz Yazmak, yas sürecinde sağaltıcı bir role sahip midir? “Ben onsuz nasılyaşarım?” sorusuna bir yanıt verebilir mi?Anneyi her daim yücelten dünya edebiyatı, baba için “acıklı, Kafkaeskmektuplar” dışında bir pencere açabilir mi? Georgi Gospodinov, son romanında babasınıkaybeden anlatıcı üzerinden, bir kaybın ardından yaşanan süreci okurlarla içtenlikle paylaşıyor.Yazar, ölen babaya ait anıları kâğıda dökerek bunları belleğin tekinsiz zayıflığına terk etmemişoluyor.Bahçıvan ve...

DEVAMINI OKU