Ölüm ve yasa dair “konuşma, anlatma” arzusu duyan ama yalnız hisseden çok sayıda insan olduğunu biliyorum. Bazen öyküler, şiirler, kâğıda dökülmüş kişisel yaslar, “Hiç de yalnız değilmişim” hissiyle sarmalar bizi. Bunu kendimden biliyorum. Köpeğim öldükten iki gün sonraydı. Perişan haldeydim. Didem Madak’ın “Ah’lar Ağacı” isimli şiir kitabını aldım ve rastgele bir sayfa açıp okudum. Çıkan dizeler şöyleydi:
“Muhabbet kuşumuz öldü. Arkasında uçuşan tüyleriyle mavi bir sonbahar bırakarak. Biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir kimi zaman…”
O an şiiri kendime yüksek sesle okurken, sıcak bir elin sırtımda dolaştığını hissettim. En zor günümde beni anlayan yine benzer bir acıyı yaşamış, acıdan sanat üretmiş, kırılgan bir şairdi.
Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu olarak, online dergimiz Eşik’teki bazı içerikleri seslendirme kararı aldık. O güzel yazıları, istediğiniz zaman youtube üzerinden dinleyebileceksiniz. Böylece o en sıkışık, belki de acı dolu zamanlarınızda tıpkı Didem’in dizelerinin bana yoldaş olması gibi, Eşik’ten gelen sesler de size yoldaş olur. Sıcak bir el sırtınızı okşar. Kalbinize az da olsa dayanma gücü verir.
Seslendirilen ilk öykü Berk Kaan Bingöl’ün Ayna isimli öyküsü. Eşik’ten gelen sesler yoldaşınız olsun, kalbinize dayanma gücü versin.
Nazlı Akın
















