Bana bu dünyada sahibi olduğum bir şey gösterin. Peki beni sahiplenmek isteyen nedir? Bir tohumun savurduğu toz parçasıyken konduğum yeri bilemem. Ben o konacağım dalı seçemem. Adıma kanat çırpanların göçtüğü Koca bir memleketim. Heybetim büyük, Saçımdan tırnağıma sütüm. Kendi yokluğumu dahi hissetirmeyen bir yük var sırtımda. Sırtım benden ayrı bir dünya. Çocuklar, babalar, kocalar, abiler, kardeşler cennetiyim. Gülümseme sebepleri benim. Huzur köşeleriyim. Ya da baktıkça verim almayı bekledikleri geniş bir arsa . . Fakat söyler misin ben neredeyim? Cinsine savaşlar yapılan, Adına ateşler yakılan, Namına Mecnun olunan ben Neredeyim? Bak, her yerdeyim. Mutfağın, holün, odaların, kapı ve pencerelerin.. Benim.. Evine giden yol üstündeyim. Duraklarının, inişlerinin, çıkışlarının Göz aydınlığıyım yeni baslangıçlarının. Sofrayı öylece bırakıp gittiğinde Pılını pırtını toplayan ve toplatan Bardağını, kaşığını, çatalını yuğup yıkayan Yaka düğmenin sönmeyen ışıltısı.. Dinmedi içimde varlıkla yokluğun çatışması.
İlginizi Çekecek Diğer Yazılar
Kadın Olmanın Yası : Şiirlerle Öpülen Yaslar
‘’Sırtımız Hikayeler anlatır Hiç bir kitabın omurgasının taşıyamacağı.’’ Rupi Kaur
DEVAMINI OKU
Doğumumuz, Ölümümüz, Kadınlarımız
Kadın; bilmeyene ‘nefs’, bilene ‘nefes’tir. -Şems-i Tebrizi tam çözdük derkendüğümlendiğimizkavramaya çalışırkenyanıldığımızdayanağımızsizkadınlarımız sevenesirgeyenbuyuranürkütenanamızvarlıkveyokluğumuzsizkadınlarımız gecemizgündüzümüzdoğumumuzveölümümüzsiz kadınlarımız 8 Mart 2002
DEVAMINI OKU
Ölümün Subjektif Yansıması
Evet. Ölüm. Telâffuz edildiğinde bir anda herkesin kulak kesildiği, kimin başına geldiği ya da nasıl geliştiğine dair bilgi almak için dinlemeye koyulduğu o büyük olay. Sizce o kadar da büyük bir olay mı sahiden? İlk ve son kez deneyimlediğimiz bu...
DEVAMINI OKU















