“İçlenmek” bir sanattır, şairin dediği gibi. Acı çekmek de sanattır. İnsan olma sanatının yollarından biridir. Babam ki, ustaydı bu sanatta.
Babam, o zamanlar kırklı yaşlarının sonlarında –bence çok yakışıklı- bir polisti. İnsanları ürkütmemeye çalışsa da başarılı olamayan, o dönemlerde sırf yaptığı işle bile insanları ürküten babamı, Tuzsuz Deli Bekir diye çağırırlardı. Tuzsuzluğu ve deliliği nereden geliyordu bilemiyordum. Sert görünüşlü ama kırılgan bir ruhtu babam.
Galiba benden daha yalnızdı. İki yalnızdık babamla, birbirimizle iç dünyalarımız hakkında hiç konuşmadık. Yalnızlıklarımız arasında gizli bir iletişim olduğunu sezerdim. Bu sezgi yalnızlığımı daha da yoğunlaştırırdı. Beni sevdiğini düşünürdüm ama emin olamazdım. Göstermezdi sevgisini, bir kez okşamamıştı başımı. Ne gelir ki elden, o da öyle görmüştü babasından.
İçerdi uzun uzun rakısını. Rakı kadehlerine sığınarak baş etmeye çalışırdı acılarıyla.
Ağlar mıydı? Anımsamıyorum. Ama güzel içerdi. Ve de acı çekerdi. Konuşmazdı. Kendisine saklardı acısını. Derinleştirirdi. Acılarla yıkanıyordu babamın ruhu.
İçince, içlenir. İçlenince içerdi. İkisinde de ustaydı. Birilerine dertlerini anlatarak rahatlama yolunu mu seçerdi? Pek konuşkan değildi. Konuşsa da kendini anlatabilir miydi? Acısını gürültü çıkararak yaşamadı hiç. Kendisiyle paylaştı. Acısıyla derinleşti. Güzelleşti.
“İçlenmek” bir sanattır, şairin dediği gibi. Acı çekmek de sanattır. İnsan olma sanatının yollarından biridir. Babam ki, ustaydı bu sanatta.
Acılarını görmezlikten gelmedi. Kendini avutmaya kalkmadı. Acılarını karşılayabildi. Acılarıyla karşılaşabildi. Onları yaşamaktan kaçmadı. Sonuna kadar yaşadı acılarını ve onları zaman içinde tüketti.
Bence yiğitçe bir tavırdı bu. Acılarla karşılaşabilmek cesareti, bize kendimizle karşılaşabilme cesareti sağlayabilir. Acılar babamı güzelleştirdi. Acı çekmenin bir estetiği, bir etiği olduğunu onda gördüm. Kendi ağzından dinlemek için yanıp tutuştuğum sırlarıyla erken ayrıldı aramızdan. Elbette yanlışları, özürleri olan bir insandı. İnsandı ama.
Babamdı…
A.Semih İşevi / 14 Şubat 2018

















