Yastan Bahsetmek: Yasın Dili – Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu

, , ,

| 25/08/2025

Yasın Evrenselliği ve Öznel Doğası

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, yasın hem tüm insanlıkta ortak hem de derinlemesine kişisel bir deneyim olduğunu vurgular. Yas, nefes almak gibi durdurulamaz; kişiyi hem yaşamla hem de kendi varoluşuyla yüzleştiren bir meydan okuma hâlidir.

“Dünyada kaç kişi yaşıyorsa o kadar yas vardır.” (00:04:01)


Yasın Dili ve Tanımı

“Yasın dili” bireysel deneyimi görünür kılar ancak toplumsal ve bilimsel dillerle sıkça çatışır. Hablemitoğlu, bilimsel jargonun yas tutan kişinin acısından uzaklaştırıcı etkisini eleştirir. Onun tanımına göre yas, sadece kaybın ardından değil, yaşam boyunca süren bir içsel alan açma hâlidir.

“Yas, kaybettiklerimize içimizde bir yer açabilmektir.” (00:15:27)


Yasın Bütüncül Doğası

Yas, yalnızca bir duygu ya da düşünceyle sınırlı değildir. Bedende, zihinde ve ruhta aynı anda yaşanan; birbirinden ayıramadığımız, parçalara bölünemeyen bir süreçtir.

“Zihnimizden, duygularımızdan, bedenimizden ayrı ifade edemediğimiz bir şey yas. İstesek de bunları birbirinden ayırarak yapamadığımız, sözden, düşünceden ayırarak ifade edemediğimiz bir şey yas. Bütüncül bir şey.” (00:33:17)


Yasın dili tek bir değil, birçok dilden oluşur

Temel olarak yas için kullanılan iki yaklaşım vardır. Birincisi, yasın hangi ifade modlarıyla yaşandığıdır: Sözlü-yazılı, sözsüz, fiziksel tepkiler ve fiziksel aktiviteler. İkincisi ise yasın dil türleridir: Anlatı, sembolizm, metafor ve somutlaştırma. Hablemitoğlu, kendi deneyimlerinden ve bilgisinden yola çıkarak bu mod ve türlerin her birini özgün örneklerle açar. Anlatı, hikâyelerle yasın kaydını tutarken; semboller kaybı görünür kılar, metaforlar dile gelmeyeni dile taşır, somutlaştırma ise suçlulukla baş etmenin yollarını sunar.

“Yasın dili, tek bir kalıba sığmayan; söz, beden, düşünce ve eylemin birbirine karıştığı çok katmanlı bir anlatıdır.” (00:29:00)


Toplumsal Klişeler ve Anlam Boşluğu

Toplumda sıkça tekrarlanan “Her şeyin bir nedeni var”, “O şimdi daha iyi bir yerde” gibi sözler, Hablemitoğlu’na göre yasın dili değildir. Bu klişeler, yas sürecini küçültür ve anlam boşluğu yaratır.

“Her şeyin bir nedeni var, yasın dili bu değil.” (01:51:17)


Yasın İyileştirici Anahtarı

Hablemitoğlu, bireysel iyileşmenin ve toplumsal dayanışmanın ancak iletişimle mümkün olabileceğini vurgular. Ona göre doğru bir yol, herkesin kendi yas diline saygı duymaktan geçer.

“Doğru olan konuşabilmek ve paylaşabilmek” (00:52:33)

İçimizde Açılan Yer

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’na göre yas, nefes almak gibi durdurulamayan, evrensel ama parmak izi kadar benzersiz bir süreçtir. Yas, kaybettiklerimiz için içimizde yeni bir yer açmayı, yaşamın ortasında yeni bir odayı taşımayı gerektirir. Bu süreç, zihin, duygu ve bedenin birbirinden ayrılmadığı, bütüncül bir varoluş hâlidir. Dil de burada tekil değil çoğuldur; anlatılarla kaydını tutar, sembollerle görünür kılar, metaforlarla dile gelir, somutlaştırmayla suçluluk ve belirsizliği yatıştırır. Ancak toplumun dayattığı klişeler acıyı küçültür, yarayı derinleştirir. Hablemitoğlu’na göre yasın iyileştirici gücü, birbirimizin yas diline saygı göstererek konuşmakta ve paylaşmakta saklıdır.




Bu yazı Yapay Zeka (Chat GPT) tarafından hazırlanmış, yazarı tarafından düzenlenmiş ve yayına hazırlanmıştır.


Ölüm ile hayat arasındaki eşikte yolculuk eder insan. Bir yanı ölüme, bir yanı hayat denen geçicilikle süslenmiş bahçeye bakan bu yolda ilerler. Hayat, ölüm yolculuğunun deneyimlendiği bir bahçe değil midir zaten. Ve bu biricik yolcuğunda karşısına çıkan her bir yasına özenle eşlik edebilmeli insan. Yüklerinden kurtulmuş, havada süzülen bir tüy misali... Babamın hatırasına…

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)