Anılar, kişisel deneyimler

ANI Kategorisindeki Tüm Yazılar

Vedasızlık

Bir kadın ne zaman anne olur? Evladının varlığını öğrendiğinde mi, onu ilk kez kucağınaaldığı anda mı? Yoksa annelik, çocuğunun büyüme yolculuğuna eşlik ederken anneliğini degeliştirerek oluşturduğun bir şey midir? İren’ in dünyaya geliş ve gidiş yolculuğu, kayıtlara göre, 12 yıl 2 ay 1 gün 2 saat 44 dakikasürdü. (Hastanelerde, reanimasyon işlemi sonlandırıldığında ölüm saati kayıt altınaalınıyormuş. Doğarken dünyaya geldiğimiz anı...

DEVAMINI OKU

Söylenmemiş Cümleler de Kokuşur İçimizde Beklerken

İkinci Mektup Sen öldüğünden beri baba o koca yarığı yiyerek doldurmaya çalışıyorum. Gömüldüğün gün söyleyemediğim her şey hücum etti gırtlağıma doğru. Dışarı çıkmaya muhtaç cümlelerle yaşamışım meğer. “Ben sana hiç baba diyemedim” diye bağırıp durdum kendi sesime yabancılaşarak. Sanki benden çok kardeşimin babasıydın. Hep böyle hissettim. Üvey evlat gibi. Yanıldığımı düşündüğüm zamanlar da oldu. İlk kitabım hakkında yazdıkların… Günah çıkarır...

DEVAMINI OKU

Babam ve Ben

Mevsim kırlangıç mevsimiydi…  Bahar sanki son-bahara dönmüştü çünkü babam ölmüştü. Artık her bahar, bende biraz yaralı biraz buruk geçecekti. Çiçek açan ağaçlar aniden sadece yeşil yapraklı çamlara dönüşüvermişti.Babamın yaşlılığına tanıklık etmek bir çocuğun bebekliğe geçişine tanıklık etmek gibiydi… Zaman tersine dönmüştü sanki… Babamın gözlerindeki anlamı biliyordum; korku, özlem, pişmanlık ve sevgi… Bunlar sadece benim görebildiklerimdi çünkü son zamanlarda çok tanıklık etmiştim...

DEVAMINI OKU

Saklanmayacağım

-Bugün benim doğum günüm, saklanmayacağım. Zirâ faydası yok ne doğuma ne ölüme. Dirilmesi gereken dirilir. Gövermek de çürümek de yaşamdır. ”Nisan en zâlim aydır, gövertir Leylakları ölü toprakta, yoğurur Anılarla istekleri, uyarır Uyuşuk kökleri, bahar yağmuruyla” dizeleri ile başlamış, Çorak Ülke adlı sarsıcı şiirinin ilk bölümüne Eliot; Ölülerin Gömülüşüironisiyle şerhlemiş bir de. Bir tohum; patlayıp filizlenmek için nasıl emek verirse...

DEVAMINI OKU

YAĞMUR’UN SESİ

“Yağmur…”“Yağmur uyan!” sesiyle gözlerimi açtım. Her yer kapkaranlıktı. Yatağın sallandığını hissettim. Ferit’e baktım. En ufak bir ışık yoktu ve yalnızca sarsıntı hissediyordum. Ferit elimi tuttu. Bir anda binaya dev bir bomba atılmışçasına ses duyduk ve ardından yatağın üzerinde dahi kaymaya başladığımız bir sarsıntı başladı. Ferit’in üstüne kapanıp ona sımsıkı sarılarak gözlerimi kapattım. Yıkılma sesleri, cam kırılmaları, çığlıkların yanı sıra sarsıntı...

DEVAMINI OKU