İKİ TARAFI SOĞUK DUVAR

,

| 30/05/2022

Sadece göz kapaklarına son kez dokunarak değil, toprağa ekmeden de solabilir çiçeklerimiz. İki tarafı da soğuktur o duvarın! Birisi dünyevilikten çekmiştir elini ayağını. Dokunamazsın, koklayamazsın. Diğeri, bir tercihtir hepimiz için. Konuşabiliriz, koklayabiliriz de üstelik. Bir çelmeden, serzenişten, ya da gerekli vedadan gelir hüznümüz. Nihayetinde iki tarafı da soğuktur o duvarın.

Duyduğumuz bütün cümleler, beyin duvarlarımıza çarpıp, geri döner benliğimize. Bir karmaşanın ortasında, yeni kaoslar doğururuz. Elbette zordur enkazın altından çıkmak. Tutunabilmek için; sendeleriz önce, başımız döner. Sonra, bir duvar daha örer esaretimiz.

Sadece ellerine son kez dokunarak değil, toprağını sulamadan da solabilir çiçeklerimiz. İki tarafı da soğuktur o duvarın. Elimizi, ayağımızı çekeriz dünyadan. Konuşamayız, yutkunamayız hatta, boğuluruz sığ sularda.

Gün gelir, güneş sızar perdemizin arasından. Gözlerimiz kamaşır, kana kana susarız kahkahalara. İyileşiriz, tutunuruz kendimize, yol arkadaşı oluruz. Bir fidan ekeriz toprağımıza. Bulutlarla, mis kokularla, baharla mesela… Çiçek açarız, fısıldarız kulağımıza:

“İki tarafı da soğuktur o duvarın. Anlat, haykır içindeki yası. Örtme üstünü, sev onu ve barış. Hisset, yaşa, anla ve tırman duvarın en tepesine. Tırnaklarını geçir son tuğlasına. Kendini sev, kalbine dokun ve bir çiçek armağan et varlığına.

Dalından kopmamış olsun, hiçbir bahar için ve hep kendi köküne tutunsun!”                                                                                                                                                                                 

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)