Rutubet

| 01/03/2026

“Anne,” dedi kız, “bu çamaşırları nereye asayım?”
“Tepeme,” dedi kadın. Başını bir yana bir bu yana sinirle sallıyordu.
Kız elinde çamaşırlarla öylece kaldı. Yuvarlak bir leğen. Kırmızı, mavi, yeşil çamaşırlar; rengârenk. Dünya gibi. Ne de güzel kokuyorlar. Oysa odanın içinde kuruyunca çirkin bir rutubet kokusu girecek saç örgülerinden içeri. Kıvrık yakalar nemlenip giyeni üşütecek. Fakirliği giydiklerinden anlaşılacak.
“Anne,” dedi kız yine, “Şengül abla ne güzel kokuyor, değil mi?”
Kadın bir an durdu. Sonra, yorgun ve sert bir sesle:
“Orospu gibi kokuyor,” dedi.
Dünya bu cevabı beklemiyordu. Şaşırdı. Orospular nasıl kokardı? Annesi nereden bilirdi? Kız annesinin nasırlı ellerine baktı. Pul pul dökülmüş derisine. Rutubet kokan giysilerine.
“Hadi boş konuşma da as şu çamaşırları,” dedi kadın.
Dünya sustu. Elindeki leğene baktı, koca bir çember. Herkes hayatın bir kenarından tutunur, kendi yerini sağlam sanırdı. Oysa hayat, tutunamayanları yavaş yavaş dışarı atardı.
Demek ki namuslu kadınlar hep rutubet kokardı.


FULYA TAŞÇEVİREN Konya doğumludur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdikten sonra aynı üniversitede Felsefe Grubu Öğretmenliği alanında tezsiz yüksek lisansını tamamladı. Felsefe grubu öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Öyküleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanmış; bazı öyküleri ulusal öykü yarışmalarında ödül ve derecelere değer görülmüştür. Okapi Dergi’de yazarlık ve editörlük yapmaktadır. Kısa film ve tiyatro ile ilgilenmektedir. Kolay Kısa Keyifli Psikoloji, Ben Adamı Tipinden Tanırım ve Açık Alanda Klostrofobik Hikâyeler adlı kitapları bulunmaktadır.

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)