CAN-I GÖNÜLDEN

| 17/08/2025
Benim zulamda bir demet çiçek var
acılanmış çocuklara armağan
bir gün verilecek.
Benim penceremdeki parmaklıklar
elma ağacından,
arasından
gün sızıyor gözlerime
ve odağımda duran ukteye.
Çocukluksuz bir yaşamın
tam ortasındaki hiçlikte
bir ağız var suskun,
gözler var
O’na ait ve bakan.
Ellerim dolup taşsın her bir anıyla
kıyamadığım çocukluğumdan kalan,
ve sunayım O’na,
gözü yaşsız kalsın artık!
(sadece yere düştüğü için ağlasın)
Benim zulamda unutulmuş bir sayfa var
bir benim unutmadığım
yadigar,
bir gün sunacağım.
Sayfa bir beyaz bulut
tüm ağırlıkların-cefaların, ezaların-
Ufalanıp
tebeşir tozu gibi üflendiği
tertemiz bir sayfa,umut yüklü,
benim zulam sevgili,
soğuk değil taşları.

Küçüklüğümden beri yazmayı sevdim. Şimdi hikaye ve şiirlerle süslü çocukluk defterlerimi okurken, o yazdığım anları hatırlıyor olmak sanki hafızamın fotoğraflarına bakmak gibi, çok hoş. Artık büyüdüm ve hayallerden çok dünyanın hüznü, acısı, yasları kalbimi çokça ağrıtıp da söyleyecek söz bulamadığım zamanlar alıyorum kalemi elime. Biraz kendime ve biraz da ötekilere şifa olması dileğiyle, paylaşımlarımız daim, bir kalpten diğer kalbe uzanan yolumuz hep sevgiyle dolu olsun.

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar

İlginizi Çekecek Diğer Yazılar (AI)