
Yasımı Yazıyorum – Yas Ritüeli
Kâğıt ve kalemi kullanarak yası konuşmayı kolaylaştıran bir davet.
Kalbi açık tutmanın en kutsal yollarından biri yasa çıraklık etmek. Yasa çıraklık etmek deyimini ilk kez kullanan Francis Weller, Kederin Vahşi Kıyısı isimli kitabında diyor ki: “Yas ve ölümü gölge taraftan çıkarmak bizim ruhsal sorumluluğumuz, kutsal görevimiz.”
Yas, çözülmesi gereken bir sorun ya da depresyon değil. Hepimizin hayatında kayıplar, ölümler oluyor. İnsanı zorlayan bu deneyimlerde yalnız olmadığımızı hissetmek çok kıymetli. Ne yazık ki, ıstırap ve acı dolu deneyimlerde, genellikle topluluk desteğinden mahrumuz. Yasımızı, kaybımızı hakkıyla yaşayabilmek ve işleyebilmek için ihtiyacımız olan zaman ve alan konusunda toplumda farkındalık yaratmayı diliyoruz.
Bizden hemen iyileşmemizi, hep mutlu, pozitif olmamızı talep eden yaklaşımlara en güzel okuyarak, yazarak itiraz edebiliriz. Konuşamadığımız, ifade edemediğimiz zaman içimizde taşlaşan gözyaşları bizi rahatsız edecektir. “Uyuşmuş acılar”, ummadığımız anlarda kendini hatırlatır. Yaşama sevincinin önünü tıkar. “Kutlama ve yas” matruşka bebekler gibi iç içe geçmiştir. “Yas tutma pratikleri ruhun hijyenidir” diyen Franscis Weller’a göre, bütün pratikler köklenmemize, içsel mevcudiyetimizi sağlam bir yere demirlememize yardımcı oluyorlar. Yoğun duyguları karşılarken bize yardımcı olacak ritüellerden biri de yazmak. İç dünyamıza bakabilmek için, ruhun ihtiyaçlarına şefkatle kulak verebilir miyiz?
“Yasımı Yazıyorum” ruhun hijyeni için kâğıt, kalem ya da klavyeyi tercih edenler için hazırlandı.
Niyetlerimiz:
Düzenli bir yazı pratiği ile, kendimiz için alan tutabiliriz. Yazarak yas tutmak zor zamanlarda yaramızı sağaltacaktır. Fırtınanın ortasında dengemizi koruyabilir, yere daha sağlam basabiliriz böylece.
Yazmak, kaynakla bağlantımızı güçlendirmenin kadim yollarından biri. Kendimizden yüksek bir gücün varlığını hissetmek, sağlıklı dokunuşlar içerir. Yoğun ve keder dolu duyguları kâğıda akıtmak şifalı bir pratiğe dönüşebilir.
Yazmak aynı zamanda bize kendimizi gösteren bir aynadır. Daha önce görmediğimiz gölge taraflarımıza bakma cesaretini aşılar. Kırılgan yanlarımızı bir misafir gibi ağırlayabiliriz yazarken. Karanlık tarafımıza yakından bakabilir, yazarak konuşabiliriz onunla. Bilgeliği hayata geçirmenin bir yolu da, karanlık taraflarımıza bakabilmekten geçer.
Yazma tutkusunun ateşini beslersek, Francis Weller’ın dediği gibi, yası yavaş yavaş altına dönüştürebiliriz. Sanatın şah damarı ölüm ve yas değil midir?
Dışlanmış kederlerimiz onlara bakmamızı talep eder. Bu güçlü bir istektir. Görmezden gelmenin, kulak tıkamanın etkileri zehirli olacaktır.
Niyetimiz:
Arzu edenlerle, “yazma eylemi” aracılığıyla tutulmamış yaslarımızla ilgilenmek. Yası kâğıda akıtıp kendi sesimizle kederimize kulak vermek. İşitilmemiş kalbimizi duymak. Birbirimizi dinlerken yalnız olmadığımızı hissetmek.
Çember, derin bir dinleme ve şahitlik alanıdır. Bu alanda çember adabıyla mevcudiyet göstereceğiz, deneyimlerimize ve paylaşımlarımıza şahitliğimizi sunacağız.
Çember adabıyla açılan alanda,
Birbizimizi can kulağıyla dinleriz,
Kalp diliyle konuşuruz,
Spontane oluruz,
Özlü paylaşım yaparız.
Alanda bize rehberlik edecek bu dört niyete buluşmamızın başında kısaca değineceğiz. Alanımızın mahremiyetine ve gizliliğine saygı duymak adına buluşacağımız Zoom odasını buluşma saatimizden 15 dakika sonra kilitleyeceğiz ve yeni katılımcı almayacağız. Bu sebeple, buluşmaya vaktinde katılmanız için özen ve anlayışınızı rica ediyoruz. Alanda kendimizi güvende ve rahat hissedebilmemiz için kameralarımızın açık olmasını rica ediyoruz. Elbette ki buluşma süresince durumumuz farklılaşabilir ve ara ara kameramızı kapatıp açabiliriz. Alan bize kimi zaman yoğun gelebilir. Bu konuya da buluşmamızın başında kısaca değinerek çember boyunca ihtiyacımız olması halinde kullanabileceğimiz minik desteklerden bahsedeceğiz.
Buluşmak dileğiyle,
Gamze- Nazlı
“YASIMI YAZIYORUM“, bir eğitim veya terapi süreci değildir. Biz de birer eğitmen veya doktor & terapist & psikolog değiliz. Eğer etkinlik sürecinde hali hazırda tıbbi bir destek alıyorsanız veya bir terapist veya psikologla çalışıyorsanız buna devam etmenizi öneririz. Etkinliğe kayıt olmanız, etkinliğin niteliğini anlayarak kendi onayınız ile etkinliğe katıldığınız anlamına gelmektedir.