
Yasım Bir Öykü Olsaydı? – İkinci Buluşma
“Yazarlar yaralarını başkalarının yaraları gibi anlatır.
Biz o yaraları kendi yaramız gibi okuruz.”
Hakan Akdoğan
Birinci buluşmada yası çağrıştıran kelimeleri takip ettik. İmgelerin beş duyumuzu canlandırmasına izin verdik. Kokuları, sesleri, görüntüleri malzeme olarak kullandık. Öykü yazmanın yapı taşlarından söz ettik. İkinci buluşmada katılımcılar yazdığı öyküyü kendi sesiyle okuyacak. Dinlediğimiz öyküleri hep birlikte değerlendireceğiz.
Birinci buluşmaya katılmamış olmak sorun teşkil etmez. İsteyenler hazırda yazılmış öyküleri varsa getirebilir. Dinlemek için gelmek de seçenekler arasında. Bitmiş öyküler eğer yazarları isterse, Yas ve Ölüm Bilgeliği Platformu’nun online dergisi Eşik’te yayınlanabilir.
“Yasım Bir Öykü Olsaydı”, bir eğitim veya terapi süreci değildir. Ben de bir eğitmen veya doktor & terapist & psikolog değilim. Eğer etkinlik sürecinde hali hazırda tıbbi bir destek alıyorsanız veya bir terapist veya psikologla çalışıyorsanız buna devam etmenizi öneririm. Etkinliğe kayıt olmanız, etkinliğin niteliğini anlayarak kendi onayınız ile etkinliğe katıldığınız anlamına gelmektedir.