
Bayramda Seni Anmak
Bayramda seni anmak
Boşluğu sevmek gibi bir şey
İpin üstüne un sermek gibi,
Kaynayan suda buz aramak gibi…
Bayramda seni anmak
Boş tabağın başından doyarak kalkmak gibi bir şey
Su olmayan bardağın susuzluktan bıkması gibi
Ama yine de ısrarla seni anmak…
Çünkü şahit oldum fotoğrafının bana baktığına
Ve hayalinin elimden tuttuğuna
Sıcakta yüzümden akan teri sildiğine şahit oldum
İçime işlemiş bir can gibi konuştuğuna
Kim bilir daha bilmediğim neler ettin..
Sabahtan akşama
akşamdan sabaha seni anmak
Hiç boşa gidecek bir iş değil
Görülmeyen bir Oya gibi
seni işlemek ruhuma
Sahi görünmüyor diye daha mı az sevelim
Sahi öldün diye daha mı az sevinelim
Bayramda seni anmak
Bahçede yeni açan miraç çiçeğini
Üzerine tırmanan ağır karıncayı
Sadece iyilerin görebildiği melekleri anmak gibi
İnsan kendine güvenmeli.
Ölüleri her daim soframızda,
Her an dilimizde taşımak;
Bisiklete binmeyi ya da derede yüzmeyi öğrenmek gibi öğrenilebilmeli…
Bayramda seni şerbetle şekerle aşkla kahkaha ve sonunda akan göz yaşı ile anmak
Anmayı anmak sonra
Bayramda seni anmak
Anacak nefesi olmak demek aslında…
İyi ki vardın hayatımızda..
Birlikteliğin en çok arandığı zamanlardır bayramlar… İster kavuşmak, ister uzaklaşmak niyeti olsun; aynı sofrada buluşan canlar, hasretini çektiklerimizi hatırlatır.
Ramazan… Sözlük anlamı “güneşin ısısından çok fazla kızmış yer” olan kelime. Al bu kelimeyi, yerine ‘yas’ı koy. Pek bir şey değişmez… Ne kordur orası… Hele iftar sofralarında, bayram sabahlarında…
Belki O’nsuz ilk bayramın.. ya da O’nunla geçecek son bayramın. Kim bilebilir?
Nisanın son salısı, tam da Ramazan diye; bayramın bize hatırlattıkları ile kuruyoruz çemberimizi..
İçinde ne biriktiyse, al gel.. Ramazan’ın bereketi de, şifası da bizimle..
26 Nisan 2022 Salı saat 20:30’da…
Görüşmek dileğiyle..