Yasın Yolları

Yasın yolları bozuk ve taşlı Yürünmez öyle telaşlı Tabanın acıyacak, kanayacak Derin pul pul olacak! Ve göremezsin önünü Sis kaplamış dört yönü Kırık kalbin eşlik edecek adımlarına Öğreneceksin görmeden yürümeyi İsteyerek kapayacaksın gözlerini Ve o tuzlu damlalar Dinmeyen hıçkırıklar Geliştirecek sevme yeteneğini Yasın yolları bozuk ve taşlı Yürünmez öyle telaşlı Nazik ol o yoldan gidenlere karşı  “Güçlü olmasını” söyleme Tavsiye...

DEVAMINI OKU

Virginia

Virginia Woolf’a (25/01/1882 – 28/03/1941) Kulağım radyoda Gökyüzüne uçuyor binlerce nota. Dolunaya doğru Dolunaya Düşüme geliyor Virginia Elinde yarısı içilmiş bir sigara İnce boynuna yapışmış ıslak saçlarla İmge dolu bir geceye gebeyim Ölüm tekmeliyor derimi Kulağım radyoda Aklımda boynuna yapışan saçları Taşıyor şiir yatağı Bir bebek doğuyor akça pakça Katrana yapışmış bir şiirim şimdi asfaltta. 

DEVAMINI OKU

Fırtına

Sen benim göğsümün ortasında kopan fırtınayı bilemezsin, nereden bileceksin? Kadın bilir. Saçlarını keser, etlerini yolar, uykusunu boğar, umudunu yutar öyle bilir. Sen benim düşlerimdeki katili bilemezsin. Nereden bileceksin? Gözyaşlarımla yıkıyorum dünyanı. Senin dünyanı. Yıkıyorum da ne oluyor? Sorsana bana. Neden bu kadar istiyorum temizlemeyi. Kimin kirleri görünmez olsun istiyorum. Sorsana bana. Kim yıkayabilmiş yarattığın şiddeti? Gece sabaha bağlanmıyor bir türlü....

DEVAMINI OKU

Eksik

Eksik olan aşk.Umuda bakan günler.İyiliğe adanmış yarınlar.Sevgiyi hatırlayan kalpler. Eksik olan yaza ait olmayan bir güneş. Yüzünü bile unuttum sevgilim.Seni görme arzusunu özledim. Eksik olan çapkın bir gülüş belki.Göz göze gelmeler, cilveli bakışlar. Sesini bile unuttum sevgilim.Bana seslendiğin hayali özledim. Eksik olan azalmayan bir tutku şimdi.Gözlerinin oltasında can çekişen balık gibiydimBiliyordum nefes almanın değerini. Göze alınmış bir gidiş.Beklentisiz bir vazgeçiş.Eksik...

DEVAMINI OKU

Bir ateş yaktı ölüm

Susarak sevdiler. Susarak konuştular. Bize en çok susmayı öğrettiler.  İçimizde birikti öksüz kelimeler.  Kimi rüzgârla savruldu şiir oldu.  Kimi güneşle kavruldu öykü oldu.  Kimi karda dondu, yas oldu.  Bir ateş yaktı ölüm.  Üşüyenleri gördü kimi, Sıcak çorba verdi, gülümsedi. Esin perisi geldi.  Romanları büyüyle harmanladı. Ölüm bir ateş yaktı.  Kıvılcımları seyretti kimi. Diğeri elini uzattı. Üşüyenler ısındı.  Sessizlikten doğdu sustukları…

DEVAMINI OKU

Çiğne Üzümleri

Acının içinde kalmak, zapt edilir şey değil. Kontrol edemediğine ikna olunca , bırakmaya başlıyorsun. Ve bırakmak, “tam zamanlı acının” içinde dolaşmasına izin vermek demek! İçinden geçmeden sağ çıkamazsın. İçinden geçtiğinde aynı olamazsın. Yasa ve ölüme gözün gibi bak. Bunu yaparsan , içine bakmış olacaksın. Bir harabeye, viran bir yapıya. Er ya geç taşınacaksın yeni bir eve. O zamana dek, hiç...

DEVAMINI OKU

Bekleme Salonu

Uyumaktan korkuyorum. Onun gözleriyse hep yumulu. Yüzü süt kadar beyaz… Küçük burnu, biçimli dudakları, kederden ve yalnızlıktan kaskatı kesilmiş. İçine attıkları yüzünde birikmiş yıllarca. Omuzları, elemlerinin ağırlığından öylesine çökmüş ki, sadece kollarını görebiliyorum. Kolları boynunun bittiği yere iğneyle tutturulmuş gibi.  Yıllarca susmuş. Anlatmayı beklemiş. Bedenimde ona yer açmamı rica ediyor. Bir kadın ilk kez benden böyle bir şey istiyor. Daha...

DEVAMINI OKU

Utanmak

Bedenimden hep utandım. Önce kimden öğrendim mahrem yerlerimi örtmeyi; erkek çocuklar, ulu orta gösterirken çüklerini? Benim için kurallar koyarken ailem, “kızlık zarı” mesela bu derece önemliyken; nasıl öğrenecektim, bedenimi şefkatle sahiplenmeyi, sevmeyi? Verdikleri nasihatler korkunçtu! Sevgiyle dokunmanın, aşkla okşamanın neye benzediğini bilmedikleri için, kadın bedeni, erkeğin kullanacağı bir nesneymiş gibi konuştular. Bunu hâlâ yapıyorlar! “Aman kızım dikkatli ol! Erkekler kadınları...

DEVAMINI OKU

Vuslat

Kadın, ölülerle dirilerin buluşabildiği kapıdan içeri girdi. Rüya kapısı, iki katlı ahşap evin ortancalarla dolu bahçesine açıldı. Uzun yeşil elbisesinin içinde masal kahramanlarını andırıyordu.  Eline sihirli bir değnek verseler, onu çağıran kalplere sevgiyle dokunurdu.  Çocukluğunun geçtiği koruya doğru yol aldı. Ahşap ev ve koru birbirine çok yakındı. Gerçek hayatta o koru, kentsel dönüşüme kurban edilmişken; rüyada koru, çocukluğundaki gibiydi. Vuslat...

DEVAMINI OKU

Yazgının İpi

Dalgalara yenik düşmüş bir gemiyim şimdi Battım! Suyun dibine saçıldım İçi şiir dolu bir sandık var denizde Orada, “Fırtınayı başlatan kelime” Yazgının ipi Şairin elinde mi? Fırtınayı başlatan kelime Varsın dağılsın  Mürekkebinde boğulsun Bitsin okumanın verdiği acılar Karaya vursun cesedim Toprağa kavuşsun Yıkansın yağmurla Sussun sesler Şarkı söylesin rüzgâr Serçeler şakısın mezarımda

DEVAMINI OKU