Eşik’ten şiirler. Eşik’tekiler için şiirler.

ŞİİR Kategorisindeki Tüm Yazılar

Bana bir şiir yolla mutlaka

Bana bir şiir yolla Dayanmam için Siyah bir kurdele taktım yakamaYas üstüne yasYol verdim gözyaşlarımaYas üstüne yas Bana bir şarkı yollaİhtiyacım var dayanmayaGörmem gerek güzel şeyleriTutunmam gerek hayata Bana bir şiir yolla mutlakasözcüklerin uyumuKıvrılsın, yol bulsunBetonda açan sarı çiçek gibiHizaya getirsin beni. Bu sertlik çok fazla ruhumaBana mutlaka bir şarkı yollaTutunmam gerek hayata. Nazlı Akın

DEVAMINI OKU

Eskilerin Koca Kayası

Yontulan eskilerin koca kayası. Falezlerden aşağıya vurur dalga sesleri. Gel-gitlerinde birikmiş un ufak, anılar gibi kum taneleri. Avuçlarımızda sıktık, Hapsetmeye çalıştık biz zamanı. Oysa birazcık yavaşlatsaydık yeterdi, ters düz olmazdı kum saatleri. İnsan sürüleri göç etti, Hep biraz güneyimize. Tepede yağmur sezen martılar gibi Hep biraz alelacele. Kış ortasında tanıştık, Hazmetmeye çalıştık biz yalnızlığı. Oysa birazcık daha bölüşebilseydik kavgalarımızı yeterdi,...

DEVAMINI OKU

Toynaklı Yalnızlık

Toynaklı yalnızlığımSessiz olmayı öğreniyorHız kesiyor öğrendikçeYavaşlıyor adımları Yalnızlığım çılgın bir kuş gibiKanat çırpıyor.Beyaz tüylerindenMelekler geçiyor. Süzülüyor kokular havadaDenizden gelen rüzgârlaBurnuma doluyor. Bir martı çığlık atıyorYalnızlığım toynaklıMartıya uymuyor istese de… Sessiz olmayı öğreniyor. Nazlı Akın

DEVAMINI OKU

Yas ve Ölüm

Ne yani bunu mu konuşacağız?Pek tabii sevgilim…Ne var konuşulacak bundan başka?Bu bir devrimdir.Bu bir AŞK devrimi!Nehirlerce akıyor…Önünde durmaya çalışma.Ben duyuyorum, görüyorum ve bırakıyorum kendimi.Haydi gel benimle sevgilim.Artık bunları konuşacağız.Sadece bunları. AŞK’ı mesela.Doya doya hem de.Her hücremiz aşktan titreyene kadar konuşacağız O’nu.Hem de öyle ayırmadan cinsiyetlere ve cinslere.Formsuz, şekilsiz saf AŞK’ı konuşacağız.Neyse bizi vecd eden O’dur bizim AŞK’ımız.Sevişmeyi… Kiraz mevsiminde sevişmenin...

DEVAMINI OKU

Zehir

Hayal kurdum sevgilim.  Bizim evimiz, aklımın içi Tattım, öldüm güzelce Dudaklarındaki şiiri. Hayal kurdum sevgilim Öptün gözyaşlarımı İki sözcük fısıldadın. Zehirliydi işte Tattım, öldüm güzelce. 

DEVAMINI OKU

Yasın Yolları

Yasın yolları bozuk ve taşlı Yürünmez öyle telaşlı Tabanın acıyacak, kanayacak Derin pul pul olacak! Ve göremezsin önünü Sis kaplamış dört yönü Kırık kalbin eşlik edecek adımlarına Öğreneceksin görmeden yürümeyi İsteyerek kapayacaksın gözlerini Ve o tuzlu damlalar Dinmeyen hıçkırıklar Geliştirecek sevme yeteneğini Yasın yolları bozuk ve taşlı Yürünmez öyle telaşlı Nazik ol o yoldan gidenlere karşı  “Güçlü olmasını” söyleme Tavsiye...

DEVAMINI OKU

Virginia

Virginia Woolf’a (25/01/1882 – 28/03/1941) Kulağım radyoda Gökyüzüne uçuyor binlerce nota. Dolunaya doğru Dolunaya Düşüme geliyor Virginia Elinde yarısı içilmiş bir sigara İnce boynuna yapışmış ıslak saçlarla İmge dolu bir geceye gebeyim Ölüm tekmeliyor derimi Kulağım radyoda Aklımda boynuna yapışan saçları Taşıyor şiir yatağı Bir bebek doğuyor akça pakça Katrana yapışmış bir şiirim şimdi asfaltta. 

DEVAMINI OKU

Acı

Acı var şuramda, tam yanımda Nefesinin kokusunu duyuyorum. Hiç geçmiyor, hiç bitmiyor Çığlıklarını bile atarken sevincin,  O, “Seni görüyorum” der gibi bakıyor atsan atılmıyor, satsan satılmıyor… Gülüyorum tabii insan gülmez mi? Ki kahkahalarım yeri göğü inletiyor  Ama bak acı, bir adım sonrasında, sırasını bekliyor Araya tanıdıkları soktukça çoğalıyor çoğalıyor ve sonunda uçurumdan aşağı yuvarlanan bir çığ gibi…  Artık ara ki...

DEVAMINI OKU

Hiç Babam Yok

Babam yerin altında.     Kaç kat bilmiyorum. Gökyüzünde de olduğunu söylüyorlar.    Kaç kat bilmiyorum. Çok acı çektim…    Çok acı çekiyorum… Bir de kalbimde tabii.    Bir de annemin kalbinde.       Bir de sevenlerinin. Tarlabaşı’nın sokaklarında babam.    Bir mangalın başında.       Eminönü hanlarının alt katlarında. Ama en çok bir muhabbette.   En koyu yerinde...

DEVAMINI OKU

ÖLÜME NİNNİ

doğrudan sana vardığımda yaklaştığımda kaçtım nasıl istediğimi bile anlamadım tüfeğin namlusunda bir merhaba cehennem ateşinden halliceyken avuçlarımda sıra bekledi boğum boğum gülümsemelerim… gülümsemelerine gebe yokluğuna aş ererken toprağa döküldü suyum doğmak bilmeyen sancılı düşlerime pas tutmuş neşteri vurup karanlığın aynasına gömdüm çığlıklarımı… şimdi kucağımda kanlı bir isyan akşamla sela arasında  batıya doğru dönerken yüzüm yüzerek geleceğim zamana gergef arzumlarımla mezarımın...

DEVAMINI OKU