yas ile yaşamak

Etiketli Tüm Yazılar

Karaağaç Altında

“Ben yaptım Eben… Sonunda başardım. Onu öldürdüm.” Eugene O’Neill – Karaağaçlar Altında Yeni ayakkabılar, kırmızı rugan. Yokuş yukarı. Yanakların buz gibi. Kar taneleri. Beyaz tüycükler. Melek kanatları. Yokuş aşağı, tahta kasalarla. Seksek. Kaymak taşı. Yaldızlı çokomel kağıtları. Temize çek anıları. Yokuş yukarı yas. Yokuş aşağı neşe. Aynı mahallede. Neden bu kadar boş sokaklar? Mahalle kasabı ve bakkalı açmamış kepenkleri. Bir...

DEVAMINI OKU

Babanın Çukuru

Apartmanların önlerine konan, yeni ölmüş insanlara ait, ona yetim kalan çocukları anımsatansahipsiz kalmış ayakkabılar hep hüzünlendirirdi Gonca’yı. Ne zaman böyle bir çift ayakkabıgörse merak ederdi ölenin nasıl biri olduğunu, arkasında kimleri bıraktığını, arkasındanağlayanı olup olmadığını. Onu hüzünlendirseler de o güne değin gördüğü o öksüz ayakkabılarhep başka evlerdeki başkalarına aitti. Bir yıl aradan sonra ilk kez büyüdüğü apartmanınkapısından girdiği o gün...

DEVAMINI OKU

OİDİPUS YOLLARDA

“Baba, beni çağırıyorsun sen. İçinden durmadan beni çağırıyorsun.” Belçikalı yazar Henry Bauchau’nun “Oidipus Yollarda” isimli eserini bitirdim az önce. Bilmeden annesiyle evlenen, sonunda gözlerini kör ederek ve krallığından kovularak bedel ödeyen Oidipus’un attığı her adımı hissettim. Bir dilenci gibi davransa da tahta yaraşır gücünü hep hissettirdi Tanrı anlatıcı. Romanın bir yeniden yazım olması, gücünü mitolojiden alması onu daha da ağırlaştırdı...

DEVAMINI OKU

Çığlıklar, Ağıtlar ve Martılar

“Çığlıklar, Ağıtlar ve Martılar” 2024 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görülmüştür. “Yas bir daha sevmemiz için bize meydan okur.” Terry Tempest Williams Martıların sesi mi duyduğum? Yoksa kalbimden mi yükseliyor bu çığlıklar? Çok severdi kuşları. Kediyi, köpeği, çiçeği okşardı. Sarılırdı ağaçlara. Kelebeklerin peşinden koşardı. Oğlum! Sırma saçlım. Sırma saçlı yavrusu beliriyor söğüdün altında. Bir martı süzülüyor havada. Çığlık...

DEVAMINI OKU

Kaymak Taşı

Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde,  kaymak taşı elimde bakıp duruyorum eski evimize.  Babam öldü biliyorum  zümrüt gözleri toprağa karıştı sanki avuçlarımda babamı tutuyorum. O kaymak taş ki en sevdiğim imge öptüm kokladım sakladım. O kaymak taş ki en sevdiğim imge. Babam şimdi nerede,  öldüğüne inanmıyorum.  Didem’in Pulbiber Mahallesi’nde belki de Annen nerede diye soruyor  artık duyulmayan bir sesle. Kaymak taşı elimde bakıp duruyorum...

DEVAMINI OKU

Havada Süt Kokusu

Küçürek Öykü Karlı bir günde evin salonunda keder içinde beklerken önce ayak sesleri duydu. Fötr Şapkalı Adam usulca içeri girdi. Şapkasına uzandı, başını hafifçe öne eğdi köpeği selamlamak için. Ayaklarının yerle bağlantısı kesildi, kafası uçan bir balon gibi tavana yapıştı. Tavanda bir boşluk açıldı, kara delik çiçeklendi. Hamlet’in bedeni kasılmaya başladı. Odun kokulu tüylerini okşadı. Başını öperken yumuşak, dingin bir...

DEVAMINI OKU

Tango: Bir Dosttan Daha Fazlası

Tango… Nazlı ve Hakan’ın sevgili evlatları, benimse köpeklerle olan ilişkimi tamamen değiştiren o özel varlık. Gece Kanada’nın karlı sokaklarında eve doğru yürürken aklıma Tango düştü. Karı çok severdi ve yerdi. Şimdi burada olsa bu karların arasında çılgına dönerdi. Hayatıma girdiği andan itibaren köpeklere dair tüm algımı altüst etti. Çocukluk yıllarımda bir köpeğin saldırısına uğramıştım. O gün hissettiğim korku, yıllarca benimle...

DEVAMINI OKU

Seni Özlemek

Özlemek: Bir kimseyi, bir yeri veya bir şeyi görmeyi, ona kavuşmayı istemek, göreceği gelmek… Göreceğim geldi… Nasıl göreceğim peki? Keşke sözlük yazarları “özlemek” fiilini tanımlarken nasıl göreceğimizi, nasıl kavuşacağımızı da belirtseymiş. Özlemek bu tanımdan mı ibaret? Öyleyse eğer ben özlemiyorum demektir. Ben “eksik kalıyorum” bu özlem ile… Onu hatırlatan herhangi bir şey olmasına gerek kalmadan yüreğine bir alev topu düşmesi...

DEVAMINI OKU

YİTİK

Anası aşağıda, oğlu yukarıda. Gündüz cayır cayır yanan toprak şimdi buz gibi sarmış ikisini. Biri boylu boyunca uzanmış, diğeri onun üstünde cenin misali. Biri tüm dertlerini bırakıp gelmiş, diğeri hepsini sırtlanıp.  Anası aşağıda, oğlu yukarıda.  Gün doğana kadar yattılar koyun koyuna. Kaç gecedir bu böyle, saymadım. Bir ayıbı örter gibi onları sakladım. Oysa ne üstteki suçluydu ne alttaki, varsa yoksa...

DEVAMINI OKU

Söylenmemiş Cümleler de Kokuşur İçimizde Beklerken

İkinci Mektup Sen öldüğünden beri baba o koca yarığı yiyerek doldurmaya çalışıyorum. Gömüldüğün gün söyleyemediğim her şey hücum etti gırtlağıma doğru. Dışarı çıkmaya muhtaç cümlelerle yaşamışım meğer. “Ben sana hiç baba diyemedim” diye bağırıp durdum kendi sesime yabancılaşarak. Sanki benden çok kardeşimin babasıydın. Hep böyle hissettim. Üvey evlat gibi. Yanıldığımı düşündüğüm zamanlar da oldu. İlk kitabım hakkında yazdıkların… Günah çıkarır...

DEVAMINI OKU