Eşik e-dergi’nin tüm yazıları

EŞİK Kategorisindeki Tüm Yazılar

Ölüm Var

“Ölümden sonra yaşam var mı?” sorusuna değil merakım, “Ölümle birlikte yaşam var”a bakıyorum. Ölümle birlikte yaşam var. Öldüğümde bir daha yürüyüşe çıkamayacağım, çocuklarımla vakit geçiremeyeceğim, sabah kahvemi yudumlayamayacağım. Ölüm var, bu dünyada. Ölümle ilk karşılaşmam epey erken bir dönemde, anneme yaşattığım zor doğumla başladı. Esas amacı bebeği yaşama bağlamak olan kordonun, görevini tanımlı sınırları çerçevesinde yapmayıp boğazıma dolanması sonucu annemin...

DEVAMINI OKU

Yas Hakkında Keşke Daha Önceden Bilseydim Dediklerim

Yas eşlikçiliği yaptığım kişilerle ilk görüşmemde yasla ilgili kendi varsayımlarımdan bahsederim. Bunu hem aynı dili konuşabilmemiz hem de ismine yas dediğimiz bu dolambaçlı yolda konumlarını belirlemelerine ve merkezlenmelerine yardımcı olmak için yaparım. Bilmediğimiz bir yere taşındığımızda veya tatile gittiğimizde çevremizde neler olduğunu öğrenmek isteriz değil mi? Esasen aynı basit mantıkla yaklaşırım; yas yolculuğunda etrafımda neler var (olabilir) veya ben neyin...

DEVAMINI OKU

Yas Bizden Ne İster?

Stephen Jenkinson, şu an Türkçeye çevrilmekte olan kitabı Die Wise’da, kırık kalbini muhafaza etmek için dua eden bir arkadaşından bahseder. Brother Blue isimli bu arkadaşı, insan kalbinin kırılmak için yaratıldığını ve her seferinde o kalp kırıklığını hissetmenin, yaşamın hatırlanması gereken derin meselelerini yeniden hatırlamak olduğunu bilir. Blue, kırık bir kalp için dua eder. Hayatta ne zaman kendimi otomatik pilota alsam,...

DEVAMINI OKU

İyi Ölüm

İyi ölüm tanımlarınız var mı? Sanıyorum vardır. Şu ana kadar ölümle ilgili yaptığım çalışmalarda ve sohbetlerde bu soruyu sorduğumda istisnasiz herkesten kısa veya uzun bir yanıt geldi. ‘’Hayır hiç düşünmedim’’ cevabını aldığım olmadı. Benim de bir tarifim var. Palyatif bakımda hastalarla birlikte geçirdiğim zamanlar sonrasında dönüp bakıyorum. İki sene boyunca toplamda kaç kişiyle vakit geçirdim diye düşündüğümde sayısını tam bilememekle...

DEVAMINI OKU

Yas Tutanı Tutmak

Öncelikle, bu yazıyı tamamı ile ben yazmadım. İki hafta önce yaptığım “Yasınızı tutarken nasıl ağırlanmak isterdiniz/istersiniz?” çağrıma gelen cevaplarla şekillenmiş bir yazı oldu. Yazıya kelimeleriyle ve/veya kalpleriyle eşlik etmiş olan herkese şükranım büyük. Sağ olun. Neden bu yazı? Çünkü ne yas tutmayı ne de yas tutan birini ağırlamayı bilmiyoruz. Yas cahiliyiz. Yas içindeki biriyle nasıl konuşulur? Yas tutan kişi neleri...

DEVAMINI OKU

Yas Diktatörlüğü

Yasın diktatörlüğü olur mu? Olur elbet. Anlatayım. Toplumda yas tutmanın yazılı olmayan bir hiyerarşisi var. Bu hiyerarşiye göre en çok ve en az yas tutmayı hak eden deneyimlerin bir listesini yapmak mümkün. Eğer yasınız bir sevdiğinizin ölümünden kaynaklanıyorsa genellikle kendinize listenin üst sıralarından bir yer bulabileceğinizi, yani yasınızın toplum tarafından desteklenir bir yas olacağını düşünüyor olabilirsiniz ama bunun bile alt...

DEVAMINI OKU

Ağıtların Eşliğinde

Yazdığım yazıları okuyan sizler, yası ve ölümü kalbine yakın tutanlar. Teşekkür ederim. Özellikle içinden geçtiğimiz şu zamanlarda, hızlandırılmış bir kurs misali kayıplar denizinde yüzerken, bir zamanlar hayatımızı canlı tutan, bizi geleceğe çeken kıymetlilerimizin ölümünde veya işimizin, eşimizin, projelerimizin, rutinlerimizin, yakınlık ihtiyaçlarımızın kaybında…Belirsiz ufka doğru yol alan biz miyiz yoksa onlar mı? Deneyimlerimizi yeterli bir çerçevede konumlandırmak istediğimizde bu konuda yazılmış...

DEVAMINI OKU

Menopoz’dan Yin’e. Oradan Yas’a.

Bir süredir premenopozdayım. Bilmeyenler için premenopoz, menopoz öncesi döneme verilen ad. Yaklaşık on aydır büyük değişiklilerden geçen fiziksel ve ruhsal halimi anlamaya çalışıyorum. Öncelikle klasik tıptan yardım istedim. Ancak doktorlarım hormonal değişikliklerimin vücudumda yarattığı etkileri romatizma ilaçlarıyla geçiştirmeye çalışınca akupunktur ve Çin tıbbı denemeye karar verdim. Akupunktur doktorum benimle aynı yaşlarda bir kadın. İlk olarak dilime sonra her iki bileğimden...

DEVAMINI OKU

Ölümü Bilmek Mümkün mü?

Ölümü bilmek mümkün mü? Sanmam. Ölümün kendisi bildiğim bir şey değil. Kıyaslayabileceğim bir referansım yok, hiç ölmedim. Sadece çocuklarım veya sevdiklerim ölürse korkusu var. Kendisini değil, korkusunu biliyorum. Ölüm, aslından kaçamayacağım ama öncesinde pratiğini bile yapamadığım, sadece üzerinde düşünmek için erteleme hakkımın olduğunu zannettiğim bir konu. Ölüm, iki sene önce Palyatif Bakım’da çalışmaya başladığımdan beri kendimle bağ kurmama ve yaşama...

DEVAMINI OKU

Kına Gecesinin Kınası Olmak

Size, neye inanmanız gerektiğini söyleyemem. Ama iç rahatlığıyla söyleyebilirim ki yaşama borcunuz var. Nasıl oluyor da bankalardan 10 veya 20 sene geri ödemeli (belki daha da uzun) ev kredileri alıp onca zaman borçlu yaşamayı göze alıyoruz da, sayesinde şu dünyada nefes aldığımız içimizdeki o canlı güce borçlu hissetmiyoruz kendimizi? Belki biliyorsunuz, Avustralya’da yaşıyorum. Burada 1970’lere kadar, yaklaşık 60 yıl boyunca...

DEVAMINI OKU