Babam

Kırk yaşım, babam ve ilk şiir… ne uzun zaman oldu,baba kelimesini zikretmeyeli.ne çok oldu sana sarılmayalı. oğlum doğduğundane çok isterdim yanımda olmanısırtımı okşamanıonu kucağına almanıismini kulağına senin okumanıo sert yapının altındaki duygusal adamıno güzel ela gözlerindeki ıslanmayı görmeyine çok isterdim seninlesenin sevdiğin mekanlardakarşında bir erkek olarak oturuprakı içmeyibana anlatmadankendinle götürdüğünsırlarını gizemlerini benimle paylaşmanıah bilsen ne çok isterdim bazen ağrıyor sol...

DEVAMINI OKU

Tuzsuz Deli Bekir

“İçlenmek” bir sanattır, şairin dediği gibi. Acı çekmek de sanattır. İnsan olma sanatının yollarından biridir. Babam ki, ustaydı bu sanatta. Babam, o zamanlar kırklı yaşlarının sonlarında –bence çok yakışıklı- bir polisti. İnsanları ürkütmemeye çalışsa da başarılı olamayan, o dönemlerde sırf yaptığı işle bile insanları ürküten babamı, Tuzsuz Deli Bekir diye çağırırlardı. Tuzsuzluğu ve deliliği nereden geliyordu bilemiyordum. Sert görünüşlü ama...

DEVAMINI OKU

Ölüm

“Hayatın ne olduğunu bilmedikten sonra, ölümün ne olduğunu sana nasıl anlatabilirim?” Konfüçyüs Talebelerinden biri Konfüçyüs’e: “Hocam ölüm nedir?” diye sormuş. Büyük alim: “Hayatın ne olduğunu bilmedikten sonra, ölümün ne olduğunu sana nasıl anlatabilirim?” demiş. Bana da sorarsanız yaşam gibi ölüm de bir mucize. Belki de sırf o yüzden çok okumalı, çok gezmeli, çok sevmeli, çok gülmeli, iyilikler, güzellikler ve neşe...

DEVAMINI OKU